Aşk Şeytandan, İtaat Adem’den…

 * Aşkı şeytandan öğrendik, itaati Adem’den diyordu geçen gün bir dostum, uzun süren bir Eskihisar sohbetimizde. Hazırladığı bir kitapla ilgili Hallac-ı Mansur’u araştırdığını ve ilginç şeyler bulduğunu söyledi. Gerçekten farklı bir bakış açısı yakalamıştık sohbet devam ederken. Biraz o sohbetten söz etmek isterim sizlere. Gerçi bu sohbetler yüzyıllar önce yapılmış ve bir cana mal olmuştu ama artık rahatlıkla konuşulabiliyor Allahtan.
Neydi, şeytan meleklerin şahı olarak Allah’a en yakın melekti, Adem yaratılmadan önce. Allah’ın gözdesiydi bir nevi ve diğer meleklerin nur’dan yaratılmasına karşılık o ateşten yaratılmış ve yine ona bir ayrıcalık verilmişti Allah katında. Ve eski sufilere göre şeytan en büyük aşığıydı Allahın. Topraktan bir varlık yaratacağını söylediğinde meleklere, ilk o itiraz etti. Bizler sana tapıp dururken yeryüzünde fesat çıkaracak, kan dökecek bir varlık mı yaratacaksın  diyerek. Bu söylemler Kuran’da da mevcut. Kolay değil tabi şeytanın yerine koyarsak kendimizi, kendi çapında aşkının bölüneceğini hissetmişti. Aşkının önüne bir engel olacaktı Adem. Ve reddetti bu engele secde etmeyi ve böylece en büyük aşkı uğruna meleklerin şahı iken isyankarların şahı oldu. Ve bunun intikamını hala insanoğlundan almaya çalışıyor, tüm azgınlıkların ve tüm vesveselerin sahibi olarak. İşte bu yüzden şeytandan öğrendik aşkı, aşk uğruna nelerin yapılabileceğini. Gerekirse aşk uğruna en kutsal mertebelerden bile vazgeçilebildiğini öğrendik şeytandan. Ve itaati öğrendik Adem’den bilinenin aksine. Çünkü Adem itaat üzerine yaratıldı. Onu saptıran en büyük aşkın sahibi şeytandı. Engel olduğu için. Bu yazı uzar gider, ama biz sohbete doyamadık. Farklıydı, farklı bir bakış açısı yakalamıştık. Ezberlerimiz bir kere daha bozulmuştu. Sizlerle de paylaşmak istedim bu sohbeti ve o sohbetten sonra yazdığım birkaç cümleyi buraya da almak isterim: “Tersten baktık olaya... bugün aşk ve şeytanı konuştuk... müthiş şeyler çıktı... şeytanın Allah'a olan aşkını ve Adem'e bu aşkın önünde bir engel olması nedeniyle secde etmediğini... bu yüzden de en büyük aşkına bile isyan etmek durumunda kaldığını... tüm insanlıktan bunun intikamını almak için çalıştığını bir düşünün... en büyük aşık şeytan olmasın sakın... Hallac'ı bir daha okumalıyım...”
Cemal Safi’yle bitirelim bugünkü yazıyı, ve o da desin ki bize yazının ruhuna uygun olarak, Tek Hece (Aşk):
“Benim için yaratıldı Muhammet!
Benim için yağdırıldı o rahmet!
Evliyanın sözündeki muhabbet,
Enbiyanın yüzündeki nur benim...

Kimsesizim hısmım da yok, hasmım da
Görünmezim cismim de yok, resmim de
Dil üzmezim, tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim...”
 
Hepinize güzel bir haftasonu diliyorum. Umarım aşkın hatırına önümüzdeki hafta en azından iki dileğiniz gerçekleşir.