Biz ve Ötekiler

***
Sen bizlere benzemiyorsun bizden değilsin çığlığı kafamın içinde çınlıyor kulaklarım uğulduyor şimdiye değin hiç işitmediğim duymadığım karşılaşmadığım garip bir duyguyla içim dışım birbirine karışıyordu.
***
Bana çok ağır gelmişti bu tavır. O kendini Müslüman addediyor beni gayrimüslim tebaası yerine koyuyordu. Gardım düşmüştü. Yıkılmış ama kimseye de fark ettirmiyordum. Yüzümden düşen bin parçaydı. Ne yapsam nasıl buradan uzaklaşsam diye fırsat kolluyordum. Kendimi dışarı arabama kadar atsam benden mutlu insan olamazdı. Ama bu henüz mümkün değildi.
Kafamın içi zonkluyor kalbim kırılmış ötekileştirilmişim hem de buna en çok karşı olması gereken biri tarafından dışlanmışım. İçimi serinletmeye kirli sakallar yün süveter olur bu diyorum. Kadın haklı diyorum. Ayna olsa aynaya tekrar tekrar bakacak onlardan olup olmayacağıma karar vereceğim.
Bu kadın Müslüman beni anladı diyorum kendimi suçluyorum. Ben galiba onlardan değilim diyorum.
Hemen yüzüme bakıp düzenli namaz kılmadığımı, geçen yılda bir gün oruç tutmadığımı yüzüme bakar bakmaz şıp diye anladı diyorum. Cuma namazına geçen hafta gitmediğimi hissetti. Sen bizlere benzemiyorsun diyerek beni uyardı kovdu dışladı diye düşünüyorum.
Bir kez içimi kaygı kaplıyor dışarıya gelip herkesin huzurunda suçumu yüzüme karşı uluorta haykıracak sanıyorum.
***
Neyse bir süre sonra savunma psikolojim ağır basıyor. Asıl sen bizden değilsin diyorum. Sen Müslüman olamazsın diyorum. Sen insan bile olamazsın diyorum. Kendimi biraz toparlıyorum.
O arada bir fırsatını bulup kendimi dışarda arabanın içine atıyorum. Artık kendi kalemdeyim. Onun
Sınırlarından, duvarlarından dışarı çıkmışım. Özgürüm artık.                                                                                 
Ama içimdeki kurt beni kemiriyor. Bir gün gelse suratına karşı haykırabilsem asıl sen bizden değilsin diye düşünüyorum.
***
Aradan uzun bir süre geçmiş. Kadın kim bilir nereye gitmiştir, sağ mıdır? Hala o işi yapıyor mudur bilemem.                                                                                                                                                                      
 Bildiğim kadının tamamen haklı olduğudur. Evet, iyi ki onlardan değilim. Ve onlara benzemiyorum.
Bu ötekileştirme illeti toplumu bir kanser hücresi gibi sarıp yayılıp büyüyerek paramparça etmekten öteye gidemiyor. İslam peygamberi Bilal’i o siyah adamı ötekileştirmezken siz hanımefendi nasıl oluyor da yol göstericinizle ters düşüyorsunuz. Ben ve diğerleri çok tehlikeli bir ayrıştırma. Halk partililer ve ötekiler, Milliyetçiler ve ötekiler, Ak partililer ve ötekiler, Cemaatçiler ve ötekiler, artık ne kadar cemaat cemiyet dernek vakıf varsa onlar ve ötekiler. Hayır öteki olmamalı artık herkesin hükümeti bu. Herkesin Devletidir bu.
***
Batıyı suçlarız hep. Batılılar evet, haçlılar ve ötekiler ayrımı yapabilirler onlar. Ama biz içimizde biz ve ötekileri barındıramayız. Toplumun yüzde doksan dokuzunun ortak değer kabul edildiği ortak paydamızı yok sayamayız. Empati yapamayan birey karşısındakini dışlar ötekileştirir düşman haline getirir. Kendimizi karşımızdakinin yerine koyup düşünmemiz lazım. Yoksa bu kez adil olma ortadan kalkar. Karşımızdakinin hakkının olmadığını düşünmeye sevk eder bizi bu ötekileştirme düşüncesi. Sonra İslam’ın son peygamberinin ortadan kaldırdığı kölelik gelir. Ve yol göstericimizle ters düşeriz.
Biz iyiyiz siz kötüsünüz ayrışması başlar. İşte o kadın gibi haykırırız din adına İslam adına sen bizlere benzemiyorsun sen bizden değilsin.
***
İyi ki sizden değilim hanım efendi. 
 Zaten siz bir çırpıda anladınız sizden olmadığımı.                                                                                                                           
Sizin gibi bağnaz ötekileştirenlerden değilim.
***
Hepimiz biriz öteki yok.