Bu işte bir gariplik var

 ***
Yüz yıldan biraz fazla zaman önce: Dini kitapları yaktıran, insanları durup dururken astıran, zalimlik yapan, baskı ve dayatmacı, hasta, ruh hastası, gerici, yobaz, Padişah hedef alınmıştı ve  Abdülhamid’e karşı aynı argümanlarla savaş açılmış ve imparatorluk paramparça olmuştu.
***
Yedi düvel bir araya gelmiş .Bir kısım insan gurubu için  hedef bir olmuş.
Recep  Tayyip Erdoğan. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı.
Belli bir kesimin düşman bellediği Rus değil, İsrailli değil, İngiliz değil, Yunan değil, Fransız değil, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı. Anlaşılır gibi değil.
***
Kimisi yezit diyor, kimi faşist diyor, pakraduni  diyor, kimisi Yahudi diyor ,kimisi Gürcü diyor,  kimisi darbeci diyor, kimisi baskıcı ,kimi dindar, kimi hırsız ,kimi kaçacak diyor uzunca bir zamandır.
Kimsenim kaçtığı yok görünüşte. Herkes yerinde duruyor.
Kimi  İrancı  diyor, kimi dayatmacı diyor ,özgürlük düşmanı diyor, bizi cumhuriyetten uzaklaştırıyor diyor. Kimi  diktatör diyor, kimi Amerikan ajanı diyor ,kimi Kıbrıs’ı sattı diyor, kimi kürt devletini o kurdu diyor.
Kimsenin bir şey kurduğu da yok görünüşte. Hayat devam ediyor.
Kimi hastaneleri ,otelleri ,uçakları varmış diyor. Kimi zalim diyor, hain diyor ,eğitimsiz diyor ,diploması yok diyor. Dil bilmiyor diyor
Kimsenin bir şeyi yok görünüşte. Ortada belge yok bilgi yok. Kuru laf kalabalığı.
Hasta diyorlar, 5 sene evvel 2 yıl ömrü kaldı diyor ünlü bir gazeteci, sarası var diyorlar , sinirli diyorlar, bağırsak sorunu var diyorlar, midesi alınmış diyorlar, yürümekte zorluk çekiyormuş diyorlar, kalbi zayıfmış diyorlar.
Kimsenin sağlığında bir şey yok görünüşte. Sokakta caddede yürüyor işine devam ediyor.
Yeşil düşmanı diyorlar ,gezi düşmanı diyorlar ,köprüye , havalimanına borçlanıyor diyorlar, herkesi bize düşman etti diyorlar, Ülke etrafında dostumuz kalmadı diyorlar. Ülkede ne varsa sattı diyorlar.
Kimsenin düşman olduğu yok görünüşte. Daha azaldı düşmanlarımız.
Yedi düvel aynı geçen yüzyılda olduğu gibi topyekûn  saldırıda. Padişaha karşı her türlü saldırı var, karışıklık çıkartmaya çalışıyorlar, imparatorluktan toprak ayrılmasına bile müsaade ediyorlar. Hedefleri  yeter ki padişah tahttan insin.
***
Yüz yıl sonra aynı şeyler tezahür ediyor. Düşman zaten düşman. Dost bildiklerimiz düşmanla saf tutuyor. Herkes bir koldan  Cumhurbaşkanına saldırıya geçiyor. Bizim ülkemiz olduğunu hatırlarına bile getirmiyor bu hain düşman sürüsü. Kendi problemimizi kendi demokratik kurallarımız içerisinde çözelim istemiyorlar. Bağımsız ve Özgür olmamızı  istemiyorlar.
***
Aynı 1900 yılları ; sefirler ,büyükelçiler ,azınlıklar, paşalar, saraydaki dost bildiklerimiz, gazeteciler Almanı İngiliz’i Fransız’ı , Rus’u, Avustralya’dan Kanada’ya kadar birleşmiş Osmanlıyı parçalamaya hazırlanan vahşi sürü ,aydını, yobazı, okumuşu, cahili Ermeni’si, Rum’u, Gürcü’sü, Yahudi’si ,dört bir koldan dört bir yandan saldırıyor.
***
Aynı 2016 yılları ; sefirler büyükelçiler cirit atıyor, Cumhurbaşkanımız için ileri geri konuşuyorlar. Kim için konuşuyorlar Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı için . Bizimkiler  siz kimsiniz ya! Diye haykırmak yerine elçilere hak veriyorlar.
Elçilerin beyanlarını haber yapılıyor, paylaşılıyor, kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor.
Ülkemiz için haritalar çiziyorlar . Gazeteler, internet siteleri, fısıltı gazeteleri, provokatörler  ,Almanlar, İngilizler Fransızlar, Amerikalılar, Ruslar, Ermeniler ,Yahudiler,aydınlar,cahiller,yobazlar,okumuşlar,okumamışlar,televizyonlar,konuşulanlar,yazılanlar hep aynı dört bir yandan umulmadık yönden her türlü aklımızın ucundan bile geçirmediğimiz ilginç noktaları bulup onları büyütüp saldırıya geçiyorlar.
***
Cumhurbaşkanı gitsin ne olursa olsun.
***
Padişah gitsin ne olursa olsun.
***
Padişah gidince ne oldu? Koca imparatorluk paramparça oldu. Şimdide olacağı o. Diye düşünüyorum.
Ne kadar büyük benzerlikler var daha yazamadığım. O kadar aynı ki her şey.              Tarih tekerrürden ibaretmiş.
Ve ne yazık ki hiçbir şey değişmemiş. Ben gördüğümü söylüyorum.