"Bu Millete Uşaklığı Öğretemedim"

 Bu günkü yazımda Büyük Önder M. Kemal Atatürk'ün genel olarak hemen herkes tarafından bilinen bir hikayesini sizlerle paylaşmak istedim.
Şu bir gerçektir ki Türk Milleti yüzyıllar boyunca uşak yapılmaya çalışılmış ama bunda hiç kimse başarılı olamamış ve bundan sonra da başarılı olamayacaktır.
Bu anlamda, Büyük Önder M.Kemal Atatürk'ün o dahice ve ince zekasını net olarak ifade eden hikayesini sizlerle paylaşıyorum.
"İngiliz Kralı VIII. Edward İstanbul’a Atatürk’ü ziyarete geldiği zaman, Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti.
Ziyafetten önce:
- Bana İngiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur, onu bilen birisini yahut bir aşçı bulunuz!... dedi.
Sonunda İngiliz sofra merasimini bilen bir kişiden öğrenerek sofrayı o şekilde düzene koydular...
Akşam Kral sofraya oturunca kendisini kral sarayında zannederek memnun oldu.
Atatürk’e dönerek:
- Sizi tebrik eder ve size teşekkür ederim.
Kendimi İngiltere’de zannettim, diyerek memnuniyetini bildirdi.
Sofraya hep Türk garsonlar hizmet etmekte idi.
Bunlardan bir tanesi heyecanlanarak, elindeki büyük bir tabakla birdenbire yere yuvarlandı.
Yemekler de halılara dağıldı. Misafirler utançlarından kıpkırmızı kesildiler.
Fakat Atatürk Kral’a eğilerek:
- Bu millete her şeyi öğrettim, fakat uşaklığı öğretemedim, dedi.
Bütün sofradakiler Atatürk’ün zekasına hayran oldular.
Atatürk garsona da “görevine devam et” emrini verdi.
İşte M.Kemal Atatürk, böyle bir zekaya ve dehaya sahip olan çok önemli bir önderdi.
Bu zeka ve önderlik sonradan kazanılan bir meziyet değil, Allah vergisi bir meziyettir.
M. Kemal Atatürk; zeki, çalışkan, akıllı ve milletini her şart altında seven önemli bir insandı.
Kendisine teklif edilen padişahlığı dahi elinin tersiyle itebilecek kadar halkını seven bir değerdi M. Kemal Atatürk...
Lakin, dün gece izlediğim ve TRT-1 kanalında yayımlanan "pelin çift ile gündem ötesi" isimli programda konuşulan bir cümle bazı insanların ne denli kendisini bilmeden konuştuğunun göstergesiydi.
Dün gece canlı olarak yayımlanan bu programın konukları, eski Osmanlı İmparatorluğu padişahlarından Abdül Hamid'in torunu Orhan Osmanoğlu ve buradan adını anmak istemediğim bir profesördü...
Programda Osmanlı hanedan ailesinin neler yaşadığından falan bahsettiler...
Bahsi geçen programda adını anmak dahi istemediğim o profesörün söylediği bir cümleyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
O profesör; "M.Kemal Atatürk, Vahdettin'in padişahlıktan inmesini istemiyordu, Atatürk'ün amacı falanca sultanla evlenmek ve bu sayede Enver Paşa gibi ülkeyi diktatör olarak yönetmekti" şeklinde haddini aşan bir cümle kullandı, yani resmen ve de alenen Devlet'in televizyonu olan TRT-1 de Cumhuriyet'in kurucusu olan M. Kemal Atatürk'e milletin gözüne baka, baka "diktatör" diyerek hakaret etme gafletinde bulundu.
Şimdi buradan o profesöre seslenmeden geçmek istemiyorum.
Eğer M. Kemal Atatürk, bu ülkeyi "diktatör" olarak yönetmek amacında olsaydı, zaten bunu yapardı, zira M. Kemal Atatürk'e padişah bir ingiliz gemisiyle kaçtıktan sonra "Paşam, gelin siz Cumhuriyet kurulacak diye diretmeyin, padişahlık devam etsin ve sizde bu ülkenin padişahı olun" şeklinde edilen teklifi elinin tersiyle itmez, o teklifi derhal kabul eder ve ülkenin başına padişah olurdu.
Bunuda o dönemde hiçbir siyasi güç engelleyemezdi.
Zira M. Kemal Atatürk, zaten siyaseten bu güce sahip bir insandı, yani istese padişahta olurdu, diktatörde...
Bu şartlar altında dahi Cumhuriyet isteyen bir insan, istese padişah mı olamayacaktı?
Öylede bir olurdu ki akıllara ziyan...
Ama M. Kemal Atatürk bunu yapmadı ve Cumhuriyeti kurmayı tercih etti.
Türk halkının insanca yaşaması gerektiği fikrini savundu ve Cumhuriyeti kurarak gücü Türk halkına verdi.
Unutulmamalıdır ki bu milletin kalbinde M. Kemal Atatürk sevgisini silmeye evvel Allah'ın izni ile hiçbir canlının gücü kudreti yetmez ve yetmeyecektir.
Zira Türk Halkı, onurlu şerefli ve uyanık bir halktır.
Bunun böyle olmadığını ve Türk Halkı'nın gaflet uykusunda olduğunu zanneden zihniyet, öyle bir hata yapmaktadır ki akıllara ziyan...
Türk Halkı'nın hafızası son derece iyidir ve Türk Halkı kendisine yapılan iyiliği de kötülüğü de unutmaz, unutmayacaktır.
Günü geldiğinde ise kendisine yapılan her iyiliğin karşılında iyilik verecek, kendisine yapılan her kötülüğün bedelini de o kötülüğü yapan zihniyete ödetecektir.
Türk Halkı'nın zekasını küçümseyenler ve zekasıyla alay edenler, tarik boyunca bu hatalarının bedelini hep ödemişlerdir.
"Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir... Türk milleti milli birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir…" M. Kemal Atatürk
 
Kalın Sağlıcakla...