Demek ki 40 Vekil 317 Vekilden büyükmüş!!!

 01 Kasım tarihinde yapılan genel seçimde bilindiği gibi AK Parti 317 milletvekili ile tek başına iktidara gelirken 07 Haziran seçiminde 80 milletvekili ile TBMM’ye giren MHP 01 Kasım tarihinde yani 5 ay sonra kazandığı 80 milletvekilinin yarısını kaybedince elinde 40 milletvekili kaldı.
TBMM’de var olan 550 milletvekilinin en az 376 tanesini kazanmak adına 03 Kasım 2002 tarihinden itibaren gece gündüz çalışan ve siyaseten var olan her hamleyi kullanan AK Parti hamle üzerine hamle yaparak önce 22 Mayıs tarihinde Olağanüstü Kurultay yaparak önce Genel başkanını ve Başbakanını değiştirmek sonrada sonbaharda erken bir genel seçim yaparak milletvekili sayısını 376’nın üzerine yani Anayasayı tek başına değiştirecek sayıyı kazanmanın hesabını yapıyor.
AK Parti sistemi değiştirmek adına var olan bütün gücü ile mücadele ederken girdiği hemen her seçimde barajın çok az üzerinde yada altında neticeler alan MHP’deki umursamazlığı bütün partililer endişe içerisinde izlemek zorunda kalıyorlar.
İçerisinde bulunduğumuz günlerde 15 Mayıs tarihinde yapılacak olağanüstü Tüzük Kurultayını engellemek adına olmadık icatlar çıkaran ve “Olağan Kongre 2018 yılındadır” diye savunmaya çekilen MHP Genel merkezinin nasıl bir ruh hali içerisinde olduğunu hiç kimse anlayamıyor.
Sonbaharda yapılacak bir erken genel seçimin özellikle MHP açısından nasıl bir felakete sebep olacağı ancak ortaya çıkacak olan bu felaketin sadece MHP’yi bitirmekle kalmayıp var olan sistemi de kökünden değiştirebileceğini muhtemelen MHP genel merkezi görmüyor yada göremiyor.
Türkiye’de bulunan taraflı tarafsız bütün vatandaşlar yapılacak bir genel başkanlık değişikliğin MHP’nin oy oranını son derece üst noktalara taşıyacağını gördükleri halde böyle bir değişikliğin gerçekleşeceği kongreden kaçışı anlayabilmek mümkün değil.
Siyaseti son derece iyi bilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir siyasi parti Genel başkanı gibi davranarak AK Partiyi yönetmesi bir tarafa yapılan Erdoğan tarafından yapılan bu siyasi çalışmaların MHP Genel merkezi tarafından adeta destekler mahiyetteki tutumu da kafaları karıştırıyor.
MHP’nin Genel başkan adayları 15 Mayıs tarihinde yapılacak tüzük Kurultayı için Türkiye’yi adım adım dolaşıp MHP’yi anlatırken MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli’ninAdaylar yurt gezilerinde MHP’nin amblem ve işaretlerini kullanamazlar” şeklindeki açıklaması da işin hangi boyutlarda olduğunun tarifi gibidir.
Herhangi bir yerleşim merkezinde 3 kişinin bir araya geldiği herhangi bir ortamda “ MHP Genel merkezi kurultayı yaptırmamak için her yolu deniyor ancak bu denemeyi yaparken de her geçen gün partinin oy kaybetmesine vesile oluyor” şeklindeki açıklamaları da artık herkes tarafından biliniyor.
Dikkat edin nerede ise hemen her gün iş başında bulunan bir İl yada ilçe teşkilatı “MHP’nin Tüzük Kurultayı yapılmalıdır” şeklinde açıklama yapıyor ve yapılan bu açıklamanın ertesi günü Teşkilatlar kapatılıyorlar.
Böylesi bir noktada yıllar yılı MHP’ye gönül vermiş partililer “Demek ki MHP’nin iktidar olmak kendisini yenilemek gibi bir derdi yok TBMM’de 40 milletvekili ile temsil edilmekten memnun olan bu yapı partiyi nasıl iktidara getirecek..” şeklinde soru soruyorlar ancak bu soruya cevap verecek muhatap yok.
Türk milletinin umudu MHP’ye gerçekten yazık ediliyor, Türkiye’nin önünde pek çok tehlike varken sürekli “Önce Ülkem Sonra Partim Sonra ben” diye konuşan MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli  ve ekibinin şu aşamada kendilerinden başka kimseyi düşünmedikleri de ortaya çıkmış durumdadır.