Fatma Nur Çelik: Bir İsim, Bir Hafıza, Bir Sorumluluk
İstanbul’da görev yaptığı okulda hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik’in adı, okulun tabelasına yazıldı. Bu karar, yalnızca bir isim değişikliği değil; bir toplumun öğretmenlerine verdiği değeri hatırlatma çabasıdır.
İETT’nin hazırladığı özel otobüs ise bu hatırlamayı sokaklara taşıyor. 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nde hizmete başlayan otobüsün üzerinde öğretmenin fotoğrafı ve şu cümle yer alıyor: “Fatma Nur Çelik Öğretmeni saygı ve rahmetle anıyoruz. Unutmayacağız.”
Bu cümle, bir toplumsal sözleşme gibi. “Unutmayacağız” derken aslında “öğretmenlerimizin güvenliği ve onuru için daha çok çaba göstereceğiz” demek istiyoruz. Çünkü yaşanan olay, yalnızca bir bireyin trajedisi değil; eğitim sistemimizin, aile yapımızın ve toplumsal değerlerimizin yeniden düşünülmesi gerektiğini gösteren bir işarettir.
Ancak dikkat çekici bir ayrıntı var: Okulun resmi internet sitesinde isim değişikliği henüz güncellenmemiş. Belki teknik bir gecikme, belki bürokratik bir süreç… Fakat bu küçük detay, sembolik olarak büyük bir anlam taşıyor. Çünkü bazen en basit güncellemeler bile, bir toplumun ne kadar hızlı ya da ne kadar yavaş unuttuğunu gösterir.
Fatma Nur Çelik’in adı bir okulda, bir otobüste yaşayacak. Ama asıl mesele, onun adının çocukların zihninde, velilerin vicdanında, öğretmenlerin meslek onurunda yaşaması. Bizim görevimiz, bu ismi yalnızca bir anı olarak değil, bir geleceğe dönüştürmek.
Unutmayacağız. Ama sadece anmakla yetinmeyeceğiz. Öğretmenlerin güvenliğini sağlayacak mekanizmaları, öğrencilerin ruhsal gelişimini destekleyecek sistemleri kurmadıkça, isimler birer tabela olarak kalır. Oysa biz, Fatma Nur Çelik’in adını bir vicdan çağrısına dönüştürmek zorundayız.
Kalın sağlıcakla,