HAFIZA 2

Daha düne kadar, hiçbir Suriyelinin aklından bile geçmezdi. Ceviz kabuğu gibi teknelerle, yeni bir yaşam umuduyla, çoluk çocuk, azgın sularda boğulmak. Bu nasıl şey ki, savaştan, kurşundan, top mermilerinden, tank namlularından, şarapnel parçalarından, öleceğini bile bile kaçıp, deli gibi okyanuslara açılmak.

Topraklarınıza, vatanınıza iyi sahip çıkın. Küçük filikalarla, azgın sularla boğuşmak size de çok uzak gelmesin. Daha dün Akdeniz'in uzayıp giden kıyısında, Lazkiye kumsalında güneşlenen, denizde yüzen insanlar yok. Halep çarşısında, alışveriş kalabalığının yerini, yıkıntılar almış.
         Sana yıllarca başkent olmuş, tarih olmuş, Ermenileri, Abbasiler'i misafir etmiş, Hama. Yavuz Sultan Selim’in 1516’da Fethettiği Humus. Horasan, güneşin doğduğu ülke, Türkmen'lerin yaşadığı kültür bilim sanat şehri, Akka Cezzar Ahmet Paşa’nın Napolyon’u Püskürttüğü müthiş kale. Birimiz zahmet edip Akkaya’yı ziyaret etmeyiz. Silinmiş hafızamızda, yeri yoktur hiç.

Nablis, Filistinli mültecilerinin tutulduğu. Gazze, 5 bin yıllık tarihe sahip. Kudüs, Mescid-i Aksa’nın şehri. Halil-ül Rahman. ‘Altın hızma mülayim’ türküsü, diklimizden düşmeyen Kerkük. İki nehrin arasında Erbil. Süleymaniye, Osmanlı valisi İbrahim Paşa’nın babasının adıyla kurulmuş. Bağdat Abbasiler'in başşehri, kitap, bilim, kültür merkezi. Musul, Dicle nehri kıyısında. Etiyopya, diğer adıyla köleler ülkesi Habeşistan, üç milyon yıllık geçmişe sahip. Cezayir sahilinde, hala Hızır Reis’in yaptığı yapılar, görkemiyle duruyor. Osmanlı'nın yaptığı, Kütahya çinileriyle döşeli. Akdeniz kıyısında ki binalar. Bugünde ayakta dururken, hayranlıkla imrendiğimiz, dünyanın izlediği çini motiflerimiz.

Basra, Hamar, gibi kıyısında, hz Ömer'in kurduğu, karargah Hicaz, islamı uzun süre muhafaza eden Kızıl Deniz kıyısı. Yemen. Mutlu Arabistan.
İsfahan Safari'lere başkentlik etmiş. Tebriz, dümdüz ovada Azeri'lerin yaşadığı Fizan, Turgut reis sancağı kurmuş çölde. Beyrut Mehmet Akif'in sürgün yeri, iç savaşların harab ettiği, Lübnan'ın baş şehri.

Kaybettiğimiz hafızamızı toparlama vakti geldi yüzyıl sonra. Hiçbir Suriye'nin aklına gelirmiydi, dağılmış pazar yerine benzeyen bir memleket.
Harap binalar, toz bulutları, bombalar, kurşunlar. Daha dün Bosnalı çocukların oyuncağıydı boş mermi kovanları. Bugün savaş durulursa, ellerinde boş mermi kovanları Suriyeli çocukların olacak. Saray Bosna’dan sonra, tarihe not düşülürse, boş mermi kovanlarıyla oynayan çocukların ülkesi, Suriye olacak.
Kurşunun şiirini Lubamir Levçev Suriyeli çocuklar için, çok güzel anlatmış.

 


Kurşun ki bir adedi;
Ekmekten çok,
Ekmekten pahalı,
Ekmekten acı.
Kurşun ki;
Deldimi yüreği, yoktur ilacı.