İkiyüzlülük

 Birçok sol görüşlü şair, yazar, edebiyatçı, tarihçi, bilim adamı  herhangi bir nedenle ceza aldığında olmadık yaygaraları kopartan sol kesimin ikiyüzlü tutumu anlaşılır gibi değil.
Aynı fırtınayı aslında son yüzyılın en iyi felsefecilerinden birisi olan düşünce adamı Salih İzzet Erdiş’e karşı göstermediler.
Adam on altı yıl ceza aldı toplumun bir kesimini rahatsız edici fikir ve düşüncelerinden. Felsefi düşüncelerinin derinliğinden sisteme aykırı düştü.
Doğru ya da yanlış, yani severiz sevmeyiz, kabul ederiz etmeyiz. Ama bir gerçek var iyi bir felsefecidir Salih Mirzabeyoğlu.
Bunun adı şöyle oluyor: Adamın birisi koskoca bin yıllara dayalı Türkiye Cumhuriyetinin Anayasa düzenini değiştirecekmiş.
Ama siz güçlü bir devlet kurduk diye bize anlatmadınız mı yıllarca? Şimdi ne oldu da güçlü devletinizin  tabiri caizse sözüm meclisten dışarı kıçıkırık bir cemiyet tarafından devrilmesi korkusu yaşamaya başladınız.
Devletler öyle kolayca üç beş kişinin bir araya gelmesiyle rejimini anayasal düzenini  kaybedecek kadar zayıf yapıda mı?. Sorusu akla gelir ki bu gülünç bir durum olur.
Elbette düzeni değiştirmek isteyen mihraklar olacak ama devlette buna karşı hazırlıklı olacak. Sabah erken kalkanın düzen değiştirdiği bir devlet olmayacak.
Sözü çok uzatmadan ikiyüzlü sol kesime ,aydınlara, medeni uygarlara ,eşitlik ve özgürlükçülere  soruyorum bir felsefeciyi hem de uzun süre hapse atarken sesiniz çıkmadı. Kendi görüşünüzden olmayan fakat düşünce suçlusu adama bir tekiniz bile sesinizi çıkartmadınız. Adam yıllarca yattı hiçbiriniz sahip çıkmadınız.
Ama sıradan bir gazeteci düşünce suçlusu sizden göründüğünde yaygarayı kopardınız. Sadece ayıp kelimesini kullanacağım size. Ayıp.
Suçludur suçsuzdur bunlar devletin bileceği iş. Ama uzun süre düşünceden yatan insanlara gösterdiğiniz itinayı bu düşünce suçlusu felsefeciye de göstermeliydiniz. Uzun tutukluluk sürelerine itirazı hep birlikte yaptık.
Devlet gereğini yapar itiraz edemeyiz. Ama biz ikiyüzlülüğümüzden vazgeçmeliyiz. Haber aşağıda. Verilişi bile alaycı ikiyüzlü.
 "Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etmek" suçundan çarptırıldığı ağırlaştırılmış müebbet ağır hapsi yeniden yapılan yargılamasında iptal edilerek beraatine karar verilen kamuoyunda Salih Mirazbeyoğlu olarak bilinen Salih İzzet Erdiş hakkındaki gerekçeli karar tamamlandı.
Kararda, Erdiş'in "Devlet ve toplumun bir kesimini rahatsız edici fikir ve düşünceleri olduğu hususunda kuşku bulunmayan, laik ve demokratik devlet düzenini benimsemeyen bir sistem karşıtı ve muhalif olduğu" ifadelerine yer verildi.’’
Yani alaycı bir haber veriyor haberciler. Kinayeli iğnelemelerde bulunuyorlar.
 
‘’İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Mart'ta yapılan yeniden yargılamada Salih İzzet Erdiş ve birlikte yargılandığı Sadettin Ustaosmanoğlu hakkındaki beraat kararının gerekçesini açıkladı. Gerekçeli kararda, Salih İzzet Erdiş'in, şair Necip Fazıl Kısakürek'in kurucusu olduğu ve kökü 1940'lı yıllara dayanan Büyük Doğu adındaki edebiyat ve fikir akımının devamı niteliğinde olduğu kabul edilen "İBDA" adlı verilen fikir akımını geliştirdiği belirtildi. Mirzabeyboğlu'nun 1984 yılından itibaren İBDA yayınları adı altında sayısı yaklaşık 60'a yakın kitaptan oluşan bir külliyatı meydana getirdiği belirtilen gerekçeli kararda, "Şiir, sanat, estetik, dil, içtimai sistem, iktidar, hakimiyet, politika, devlet, siyaset bilimi gibi geniş bir sahaya hitap eden konuları felsefi, fikri ve ideolojik yönleriyle analiz ettiği" ifade edildi.
Yani diyorlar ki kitabına uydurdunuz.                                                                                                   
 Hayır, bence adalette eşitliği tesis ettiler. Biraz geciktiler. Aynı suçlardan ceza almış diğer insanları suçsuzluğuna kanaat getirip bırakırken hapishanede unutulan bir felsefeciyi bıraktılar.
Ben böyle okuyorum. Türk yargısına da güveniyorum.