ANKARA - BHA
“Ateş”, “kor” ve “köz” anlamlarına gelen cemrenin, birer hafta arayla düştüğü ve kışın ardından hava, su ve toprağı ısıttığı kabul ediliyor. Bu inanış yalnızca Türk kültüründe değil; Orta Asya’dan Arap coğrafyasına, Çin’den Yunanistan’a kadar geniş bir coğrafyada benzer tarihlerle yer alıyor. Pek çok toplumda yılın aynı dönemleri, sıcaklığın artmaya başladığı günler olarak değerlendiriliyor.
Cemre nedir?
Türk Dil Kurumu’na göre cemre, “Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi” anlamına geliyor. Geleneksel takvime göre cemreler her yıl şubat ayının sonlarına doğru önce havaya, ardından suya ve son olarak toprağa düşüyor.
Cemrelerin düşmesi, baharın habercisi olarak kabul edilen Nevruz’un yaklaştığına da işaret ediyor.
Bu dönem, hayvancılıkla uğraşanlar için kış boyunca dışarı çıkarılamayan hayvanların yeniden otlaklara kavuşacağı zamanın yaklaştığını gösterirken, tarımla geçinenler için de toprağın işlenmeye hazır hale geldiği süreci ifade ediyor.