"sen bir yağmur olsan
gölge arar mıydım bulutlardan"
Bulutları çektim içime
kaynadı göğsüm
Fırtınası eksik bu yemeğin
doymak ne mümkün…
gölge arar mıydım bulutlardan"
Bulutları çektim içime
kaynadı göğsüm
Fırtınası eksik bu yemeğin
doymak ne mümkün…
* "aşkın bir manastırın ya da bir sürgünlüğün aşılmaz duvarları gibi salt bir engelle karşı karşıyaysa ama sevdiğin görünüşte kör ve sağır olmakla birlikte sevgine karşılık veriyorsa, Tanrıya şükret çünkü yeryüzünde senin için yanan bir lamba var demektir, o zaman.bu lambayı kullanmasan ne çıkar! Çünkü çölde can çekişen ölmektedir ama uzak bir evle zengindir." (saint exupéry)
Orhan Pamuk'un son romanı Kar’a baktım, ne mi hissettim, şu anda emin değilim ama yine de ağzımda bir macera tadı bıraksa da benim için o kadar faydalı olduğunu söyleyemem. Yani reklamına bakılırsa çok daha farklı beklentiler içine girmiştim. Bir kaç dergide de Kar hakkında da ileri geri yazılar okumuştum. Ama romanda çok açık bulduğumu da belirtmek isterim. Ben genelde okuduğum kitaplardan altını çizdiklerimi dosyama eklerim, fakat şunu söyleyebilirim ki benim için kolay bir roman oldu, bir kaç satır dışında çizecek pek bir şey bulamadım. Bu şair duyarlılığımdan da ileri geliyor olabilir. Ben kitaplardan belki de çok fazla şey bekliyorum. Yani bir şeyler vermeli insana, okuduktan sonra en azından iç dünyasına sokulabilmeli ya da sokulmayı denemeli bu karmaşık ve dünyanın en olağanüstü yapısına-'insana'- .
Neyse yine de abartmak istemem düşüncelerimi, son olarak şunu da eklemeliyim, açıkçası gazetede bu romanı tanıtmayı düşünüyordum. Ama şimdilik bundan vazgeçeceğim galiba. Ama bu romandan yaptığım alıntılar eşliğinde birkaç konuya önümüzdeki günlerde temas etmeye çalışacağım.
Şimdi saint exupéry'inin yukarıdaki alıntısından sonra hemen Orhan Pamuk'un son romanından bahsetmemi yadırgamış olmalısınız. Ne alaka dediğinizi duyar gibiyim. Evet bir alakası yok haklısınız, aslında bu yazıya başlarken küçük prens'in yazarı exupery'den bahsetmeyi ve onun kale kitabından alıntılarla yazımı geliştirmeyi düşünüyor ve bu bağlamda da nihayete ulaşmayı tasarlamıştım, ama benim yazılarımı takip edenlerin de bileceği gibi pek başladığım yerde kalamıyorum ve tasarılarla yazı yazamıyorum. Birden düşüncelerim hızlı şekilde akmaya başlıyor ve bana sadece onları klavyede hızlı vuruşlarla buraya eklemek kalıyor. Madem bu gün yazı karıştı benim de aklım karıştı zaten, pek havaya da giremedim doğrusu, burada kesip gerekirse exupery'den başka bir yazımda geniş bir şekilde bahsetmek isterim. İyi bir hafta sonu geçirmenizi dilerim.