KARDA YÜRÜYÜP İZİNİ BELLİ EDENLER...

 Hayatın her alanında karda yürüyüp izini belli etmeyenler vardır...
Var olmasına varda, birde karda yürüyen ama izini belli etmediğini sanan ahmaklar vardır...
Bu ahmaklar, ilginç yapıları ve kendilerini zeki sanmalarıyla meşhurdurlar...
Aslında kendisini son derece zeki zanneden bu zavallı mahlukatlar, zerre kadar beyin sahibi değillerdir...
Bu yapıda insanlar genellikle seçim zamanı ortaya çıkarlar, seçim bittikten sonra ise seçimi kazananın yanına çöreklenirler...
Çöreklendikten sonra ise onlardan iyisi olmaz...
Keyifleri gıcır olur yani...
Yine bu tip insanlarda görülen ortak bir özellikte, bu insanların birbirlerinin kokusunu almalarıdır.
Esasen bu tip insanlar birbirlerini zerre kadar sevmezler ve sürekli olarak birbirlerinin kuyusunu kazarlar...
Kazarlar kazmasına da bunu yaparkende alenen her yola başvururlar...
Hemde öyle böyle değil, derin, derin kuyu kazarlar...
Seçim zamanı ortaya çıkan bu tiplerin tek bir amacı vardır...
Önlerine atılan kemikleri yalama noktasında en fazla kemik yalayıcı olmak adına kıyasıya bir savaş vermek...
Aslında herkes bu tiplerin farkındadır, lakin farkında değilmiş gibi yaparlar...
Zira bu tip insanların diğer ortak özelliklerinden biriside ağızlarında bakla durmamasıdır...
Laf taşımayı, insanları birbirlerine sokmayı, bir orada bir burada olmayı, bire bin katarak ortalığı velveleye vermeyi sever bu tipler...
İşleri budur yani...
Hani bazı işyerlerinde "patron yalakası" olarak tabir edilen tipler vardır ya, heh işte bu kemik yalayıcıları en iyi anlatan cümle bu...
Nasıldır "patron yalakaları"?
Patron yalakaları, bizzat patron tarafından kiralanmış tipte insanlardır...
Parasını veren herkes, satın alabilir yani bu tipleri...
Bu tipleri parasını vererek satın alan patronlar, kullandıkça kullanırlar...
Bu "patron yalakaları" işini iyi yapan kişileri ispiyonlamayı tercih ederler...
İspiyonlamak derken, yanlış anlamayın, işini iyi yapan insanlar hakkında sürekli olarak olmayan şeyleri üflerler bu tip "patron yalakaları" yani anlayacağınız, işyerinin olmazsa olmazıdır bu tipler patron için...
Bu tipleri o işyerinde çalışan herkes çok iyi bilir...
O bilinmediğini sanır ama herkes bilir...
İşte "karda yürüyüp, izini belli eden tiplerde aynen böyledir...
İşleri güçleri, üç kuruş menfaat peşinde koşmaktır...
Üç kuruş menfaat elde edecek diye, yapmadığı onursuzluk kalmaz bunların...
Onurlu bir yaşam sürmenin nasıl bir duygu olduğunu bilmeden geçer ömürleri...
Aslında onursuz ve şahsiyetsiz olduklarını bilirler bu insanlar...
Bilirlerde ne zaman hatırlarlar, bilirmisiniz bunu?
Gece olduğunda, herkes istirahate çekildiğinde, onlarda istirahate çekildiklerinde anllarlar...
Kısa bir süre pişmanlık duyarlar, sonrasında "aynı tas, aynı hamam" misali devam ederler işlerine...
Seçim zamanlarında sırtlarını birilerine dayayıp, çıkar elde etmek amacını benimsemişlerdir, "karda yürüyüp, izini belli eden" bu tipler...
Bu tiplerin, dostu yoktur, arkadaşı yoktur, seveni ve dahi önemseyeni bile yoktur...
Yani ölüp gitse, kimse üzülmez bu insanlar için...
Kaybolmuşlardır anlayacağınız hayatın çarkları arasında...
Yaladıkları kemikleri yan yana koysanız emin olun ki Dünya'nın çevresini birkaç kez turlar...
Şimdi diyeceksiniz ki; "hayırdır nereden esti bunları yazmak?"
Nereden esecek?
Çevreye baktığımda bu tarif ettiğim insan müsvettelerinden o kadar çok varki, mide bulunatısından kusacak gibi oluyorum...
İşte ondan yazdım...
İğrençlikte sınır tanımayan ve asla adam olmayan ama hep adam muamelesi gören bu iğrenç mahluklar yüzünden hayat çekilmez hale gelmiş vaziyette...
Hayatın rengini bozan bu insan müsvettelerinin yediği herzelere bakınca, geldikleri noktalara bakınca mide bulantım bir kat daha artıyor...
Beyler; kefenin cebi yok...
Zamanı geldiğinde herkes göçüp gidecek bu dünyadan...
Bu dünyadan göçüp gitme zamanı geldiğinde, insanların sizi iyi anmasını ve ardınızdan iyi konuşmasını istiyorsanız eğer, sürekli olarak yalamakta olduğunuz kemikleri bir kenara bırakın da onurlu bir yaşam sürmenin hazzını içinizde hissedin...
 
Kalın sağlıcakla...