Korku Belası

 Korku belası çok ciddi bir beladır...
Korku belasına yakalanmış kişiler, hayatlarını hep korku içerisinde geçirmeye mahküm olurlar...
Bu normal hayattada, siyasi hayattada böyledir...
Kim korkar?
Ya da korku belasına kim yakalanır?
Hayat hem çok kısa, hem de çok uzun bir süreçtir...
İnsanlar hayatları boyunca zaman, zaman inişler çıkışlar yaşar...
Bu inişler ve çıkışlar çoğu zaman son derece sancılı geçer...
Bu bir süreçtir ve bu süreç içerisinde insanlar çoğu zaman hata yaparlar...
İşte bu hata yapan kişiler korku belasına yakalanırlar...
Herkesten, her şeyden korkarlar ve bu korkuları onlar için bir kabusa dönüşür...
Geceleri uyuyamaz korku belasına yakalanmış olan insanlar...
Vicdanları rahat bırakmaz, farkında olmasalarda...
Zira her insanın biryerde mutlaka kırıntı kadar dahi olsa vicdanı vardır...
Yukarıda da yazdım ya!!!
İnsanoğlunun hayatında çıkışlar ve inişler vardır diye...
Çıkmak ayrı bir dertir inmek ayrı bir dert...
Kimi zaman bazı insanlar, ani çıkışları severler...
İsterler ki hemen büyüsünler, ticaretleri büyüsün, işleri büyüsün, siyasette büyüsünler...
İşte insanlar bu dönemde hata yaparlar...
Söz konusu yükseliş olduğunda birçok insanın gözlerine bir perde iner ve bu perde insanların yükseliş uğruna önlerine gelen herşeye "evet" dedikleri noktadır...
Bu nokta öyle bir noktadır ki, bir insan farkına varmadan bir diğer insana ya da insanlara manevi olarak borçlanır...
Sonra devreye kibir girer...
Kibirlenmeye, böbürlenmeye ve kendilerini ulaşılamaz yerlerde görmeye başlar, ani çıkış yakalayan insanlar...
Şu unutulmamalıdır, hayatta her şeyin ama her şeyin bir karşılığı vardır.
Hiç kimse anne ve baba hariç hiç kimse bir diğeri için karşılık en ufak birşey yapmaz...
Günü geldiğinde yapmış olduğu iyiliğin bedelini ister insanoğlu...
Yapısı böyledir, elden birşey gelmez...
Herşeyin bir bedeli mutlaka vardır ve bu bedel bir gün ödenir ya da ödenmek zorunda kalınır...
O nedenledir ki, hayatımızın çıkış noktasında çok dikkatli olmalı ve birilerinin iteklemesi ya da birilerinin omuzlarına basmak kaydıyla çıkış yapmamalıyız...
Çıkarken diğer insanları kullanmamalı ve kalp kırmamalıyız...
Zira her çıkışın bir inişi, her inişinde bir çıkışı olduğu gerçeği vardır...
Ve bu gerçek er ya da geç mutlaka kendisini gösterir...
Bu net ve tartışılamaz bir gerçektir...
Çıkarken birilerine borçlanarak çıkmak, en büyük yanlıştır...
Önemli olan emektir...
Çıkarken emek harcamalı ve bu emeğimizin karşılığında iyi yaşamalıyız...
İnsanlara yardım etmeliyiz elbette ama yardım ederken insanlara ileride bu yardımı hatırlatmamalıyız...
Hadsizlik yapmamalıyız yani...
Şu unutulmamalıdır ki insan onuru satılık falan değildir...
Onurunu satan insanda zaten adam değildir...
 
KALIN SAĞLICAKLA...