MHP yoluna bu şekilde devam edebilir mi.?

 MHP Genel merkezinin içerisinde bulunduğumuz günlerde “Kurultay istiyoruz” diyen bütün Parti teşkilatlarını gözünü kırpmadan kapatması ve yerine yeni il/ilçe yöneticilerini ataması herkesin şaşkın bakışları arasında devam ediyor.
MHP’nin kötü gidişatı noktasında fikrini söyleyen ve “MHP bu yapısı ile artık yoluna bir adım bile gidemez” diyen bütün il başkanlıklarını kapatan Genel merkezin bu yaptıkları en sakin partiliyi bile çıldırtmaya yetiyor.
Her türlü başarısızlığa rağmen bulundukları koltuktan kalkmamak adına bütün değerlerini inkar eden Genel merkezin yaptığı bu yanlışlıkla neyi hedeflediğini de kesinlikle bilen yoktur.
MHP’nin il ve İlçe teşkilatlarını kapatması zaten tam bir aymazlık ancak bundan  daha da kötüsü teşkilatları kapatılan yerleşim merkezlerindeki partililerin görevden alınan arkadaşlarının yerine bir an önce atanma isteğidir.
MHP Genel merkezi belli başlı birkaç yoklamadan sonra kendisine en ufak eleştiri yapan herhangi bir teşkilatı kapatmak için bir saniye bile beklemiyor, “Türk milletinin umudu olan bir siyasi partiyi neden bu hallere düşürdük” sorusuna cevap araması gereken genel merkez bunun yerine anında “ihraç” mekanizmasını gündeme getirmekten çekinmiyor.
MHP bilindiği gibi 1999 seçimlerinden sonra bir türlü partililerin beklediği başarıyı gösteremedi, o yıldan sonra girdiği her seçimi kaybeden genel başkan Devlet Bahçeli ile ilgili “bu seçimde başaracak-gelecek seçimde başaracak” şeklindeki beklentiler de 17 yıldır boşa çıkmış oldu.
Devlet Bahçeli’nin başında bulunduğu MHP’nin bu aşamadan sonra yoluna bir metre bile devam etme imkanının bulunmadığını Bahçeli’nin kendisi de biliyor, Başkanlık divanı da biliyor, MYK üyeleri de biliyor.
Bu kadar kalabalık bir grubun tamamının Ankara’da rahat olması huzur içerisinde bulunması elbette ki mümkün değildir, Ülkücü hareket içerisinde uzun yıllar teşkilat noktasından görev yaptıktan sonra milletvekili seçilen bu isimlerinde şu andaki durumu endişeli bir vaziyette izlediklerini çok iyi biliyoruz.
İçerisinde bulunduğumuz günlerde MHP içerisinde bulunan Ülkücü Harekete gönül veren hiçbir Allah kulunun mutlu olmadığını kesinlikle biliyoruz, Daha 1 yıl önce Devlet Bahçeli’yi Genel başkan seçen delegenin yarısına yakınının şimdi Bahçeli’ye karşı isyan etmesini bile Genel merkez yöneticilerini daldıkları derin uykudan uyandırmaya yetmiyor.
Şu an görev başında bulunan İl/İlçe ve Belde teşkilatlarının da partilerinden umutlarını kestiğini çok iyi biliyoruz ancak bir yerleşim merkezinde 3 gün daha il/ilçe/Belde başkanı olarak kalacağım diye gelecek günleri kaybettirecek anlayıştaki yöneticileri de anlamak mümkün değil.
Sahadaki Ülkücüleri “pırasa doğrar gibi “ doğrayan Genel merkez yöneticileri muhtemelen “Biri gider bini gelir” şeklinde bir düşünce içerisindeler ancak her kapatma sonrası yapılan genel seçimde ortaya çıkan oy kaybı Genel merkez yönetimlerinin son derece büyük bir yanlış içerisinde olduğunu gösteriyor.
Bu harekete 30 yıl 40 yıl emek veren Ülkücülerin emeğini hiçe sayan, onları görmezden gelen Genel merkez yöneticilerinin bu aymazlığı bakalım daha ne kadar devam edecek.? Ülkücüyü yok sayan, Türkiye ateş çemberine dönmüşken MHP’yi paramparça eden, Şahsi ikballerini her şeyin üzerinde tutan Genel merkez yöneticileri eğer kendilerine güveniyorlarsa Kapattıkları il merkezlerine gidip bir salon toplantısı ile var olan sorunları konuşsunlar da görelim.
Bizim bu yapı sayesinde MHP’den umudumuz kesinlikle kalmadı, bu kadar tartaklanan, Örselenen, Dağıtılan bir parti yeniden nasıl umut olacak.? Kırılan Ülkücülerin gönlünü nasıl alacak..? kesinlikle hiçbir fikrimiz yok.
Ülkücüleri bu hale getiren, birbirine düşüren kendi şahsi ikballeri  için Hareketi paramparça yapan kim varsa lütfen “biz ne yapıyoruz.?” diye kısa bir süre düşünsünler sonrada “Önce Ülkem-Sonra Partim Sonra ben” üçlemesi nasıl bir anda “Önce ben-sonra ben ondan sonra yine ben” noktasına nasıl ve ne ara geldi diye kendilerini sorgulasınlar…
Zira MHP bu beyefendilerin yaptığı kötülük sonucu Mum gibi eriyor.