Mutluluk

* Hayatımdaki kalabalıklar azaldıkça mutluluğum arttı… Abartmıyorum, normalde ne derler, sosyal yönüm çok kuvvetli, herkesle iletişime girebiliyorum, çok çevrem var, mutluyum, ya da mutlu olmam lazım değil mi? Peki o zaman ben neden mutsuz, bitkin ve yorgun hissediyorum, ya da hayattan sıkılmış, bezmiş. Hep gelir bu söylemler karşımıza, hep yakınır insanlar hayatlarının rutinleşmesinden, sıkılmaktan, bezginlikten… Belki bana da sorsanız 3-4 ay önce ben de aynı şeyleri söyleyebilirdim sizlere.
Evet ben de yorulmuştum, sıkılmıştım, insanları mutlu etmeye ne kadar çalışsanız siz o kadar mutsuz oluyorsunuz, nedir bu çelişki? Ben de azalmaya başladım bunun üzerine, her şeyi azalttım hayatımda, sadeleşmeye çalıştım, kısmen becerdim de, kimsenin mutluluğundan sorumlu olmadığımı geç de olsa anladım. Meğer ben kendim mutlu olmalıymışım her şeyden önce. Ve bu mutluluk yine başkalarını mutlu etmekten değil, bizzat kendinizi mutlu etmekten geçiyor.
Bu tezat değil mi dediğinizi duyar gibiyim, hayır öyle gözükse de tezat değil. Mutlu ettim mutlu oldum yok, mutluydum, başkaları da benim mutluluğumu görüp hissedip yaşayıp mutlu oldular var. Mutlu edeniniz var mı herkesi lütfen bana söylesin. Ben bu kadarlık yaşamımda bu mutluluğu tadamadım maalesef. Olunmuyor, olmuyor, mutluluk böyle bir şey değil.
O halde işin özünü ben size söyleyeyim de bu yükten de kurtulayım, hayatım daha da basitleşir belki ve böylece mutluluğum daha da artabilir. Madem mutluluğumuzu artırmak üzere yola çıktık, artıralım gitsin.
Öğrendim ki hayatımdaki kalabalıkları ve fazlalıkları azalttıkça, daha sade bir yaşama kavuştukça, mutluluğum artıyor. Ha tabi ki sadece bu mu, elbette değil. Öncelikle mutlu olmayı mutlu kalmayı ve mutlu yaşamayı öğrenmeniz gerekiyor, bunun herkese göre farklı yolları vardır. Siz sizi mutlu edecekleri kendiniz biliyorsunuz zaten, onları yaparak başlayın işe ve sonra yavaş yavaş azaltmaya başlayın, her şeyden azar azar kurtulun…
Bana dua edeceksiniz ve ben de daha mutlu olacağım böylece sizin mutlu olmanızla. Bu da çelişki gibi görünebilir nasılsa kimseyi mutlu edemeyiz demediniz mi yazının başında, şimdi de siz mutlu olursanız ben de olurum yazıyorsunuz diyebilirsiniz. Arada ince bir ayrım var, ben hepinizi tanımıyorum ve hayatımda değilsiniz çoğunuz, yani beni kalabalıklaştırmıyorsunuz. Beni üzme şansınız yok. Sizlerle naif bir ilişkimiz var bizim. Ve mutlu olup olmadığınızı da hiçbir zaman bilemeyeceğim. Gülüyorum şu an, umurumda değilsiniz gibi bir anlam çıkaran olursa üzülürüm, ama üzülmek de istemem ki ben, mutluluğa giden yolda üzüntüye yer yok hayatımda çünkü.
Bir de sırrı eksik söylemek istemem, mutluluğumun tek sebebi ben değilim bunu da bilesiniz. Bu söylediklerime ek olarak ‘biri’ni çok sevmelisiniz, kendinizden başka. Böylece ‘biz’in mutluluğu daha kolay olacaktır. O zaman önce kendinizi sevin, sonra çok sevecek ‘biri’ni bulun, ‘biz’ olun, sonra hayatınızı azaltmaya başlayın ve karmaşadan uzaklaşarak sadeliği getirin hayatınıza…
Mutluluklar diliyorum size…