Paranın Esiri Olmak

 Para ilk icat edildiği zamandan bu yana onun esiri olmak için yarışanlarla doldu.
İnsanlar daha fazla para kazanabilmek için ve paralarının üzerine daha fazla para koyabilmek için envayi çeşit işler peşinde koşuyorlar...
Oysa ki para denen o illet, uzun yıllardan bu yana her kötülüğün başı olmuş ve resmen şeytanın Dünya şubesi gibi çalışmakta...
Şöyle bir bakın, para için onurunu, şerefini ve herşeyini hiç düşünmeden feda eden insanların olduğunu görmemek için büyük bir ahmak olmak lazım...
Para insana ne kazandırır, ne kaybettirir?
İşte asıl sorulması gereken soru bu...
Para insana duruma göre şan, şöhret, ün ve geçici güç kazandırır...
Para insana duruma göre onur, şeref, haysiyet ve bunun gibi o kadar çok şey kaybettirir ki akıllara ziyan...
Bu demek değildir ki her parası olan onursuz, haysiyetsizdir.
Elbette ki büyük paraları olup o kadar da onurlu, şerefli ve haysiyetli insanlar vardır.
İşte önemli olanda budur...
Çok para sahibi olmak ama bir o kadar da onurlu, şerefli ve haysiyetli olmak...
Garibanın elinden tutmak, açı doyurmak, giydirmek, hak, hukuk gözetmek...
İşte paranın verdiği güç böyle kullanılmalıdır.
Paranın verdiği gücü kullanırken adil olmak, insanları ezmemek, insanların onuruyla, haysiyetiyle oynamamak gerekir...
Para önemli bir güçtür.
Fakat, bu güç doğru yönde kullanılmalı ve bu yön asla şaşmamalıdır...
Bazen paranın verdiği güç, insanların yönünü şaşırmasına vesile olabilir...
Para, bu dünyada ki en büyük zaaftır aynı zamanda...
Bu zaaf insanı yer bitirir...
Günü geldiğinde ise paranın esiri olan kişi yok olur gider...
Peki, sonra ne olur?
Sonrası, birkaç metre kefen bezi ve 3 metre çukur...
"Her canlı birgün ölümü tadacaktır" ayeti bu durumu en iyi açıklayan ayetlerden birisidir.
Her ne olursan ol, her kim olursan ol, ne kadar gücün, ne kadar paran olursa olsun, sonuç asla değişmeyecek...
O kefen bezi giyilecek, o çukura girilecek...
Yok yani ölümün çaresi...
Önünde sonunda her canlının gideceği yer belli...
Azrail A.S kapıyı çaldığında, alacak nefes bittiğinde var mı kaçış?
Yok elbette...
O nedenle, hepi topu birkaç kısacık seneden oluşan ömrümüzü tüketirken, kendimize, yaşantımıza ve hayatımızı nasıl yaşayacağımıza dikkat etmeliyiz...
İnsanları kırmak, çok kolay...
Birkaç kötü söz ve birkaç hadsiz hareket, bir insanın kalbini kırmak için yeterlidir...
Ama önemli olan, insanların kalbini kırmamak, paranın verdiği güç ile insanları üzmemektir...
Bir insan günü geldiğinde, bu Dünya'dan göçtüğünde arkasında bıraktığı insanların, arkasından ne söyleyecekleri önemli...
-Bir insan düşünün, hayatı boş beleş geçmiş, insanlara zarar vermiş, insanların kalbini kırmış ve paranın verdiği güç ile insanları ezip geçmiş...
Sizce bu insan hakkında bu Dünya'dan göçüp gittiğinde ne söyler geride bıraktığı insanlar?
-Yine bir insan düşünün hayatı boyunca insanlara hep yardım etmiş, garibanı kollamış, gözetmiş, aç doyurmuş, giydirmiş...
Sizce bu insan hakkında bu Dünya'dan göçüp gittiğinde ne söyler geride bıraktığı insanlar...
Hepsinden önemlisi de sizce bu iki insan hesap günü geldiğinde, bu Dünya'da yaptıklarının hesabını verirken, nasıl verir?
 
KALIN SAĞLICAKLA...