Parlamenter hükümet sistemi yasama ve yürütme kuvvetlerinin yumuşak bir şekilde bir birinden ayrılması sonucu oluşan hükümet sistemidir, kuvvetlerin işbirliği esastır. Bu sitemde yürütmede iki başlı bir yapı vardır bir tarafta bakanlar kurulu (hükümet) diğer tarafta devlet başkanı bulunur fakat devlet başkanı sorumsuzdur. Hükümet parlamento içerisinden çıkar. Parlamenter sistemin uygulandığı başlıca ülkeler: İngiltere, Almanya, İtalya, Türkiye’dir
Şunu da unutmamak gerekir Türkiye de uzun yılardan beri istikrarsız ve zayıf hükümetler kurulmuştur. Şöyle bir bakınca 90 yıllık cumhuriyet tarihimizde 60 tan fazla hükümet kurulmuştur. Bu sistemin muhtevasından kaynaklanan bazı sebeplerden ötürü istikrarlı ve kuvvetli hükümetin oluşmasına engel teşkil edecek özelliklere sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Parlamenter sistemin avantajları olduğu gibi dezavantajları var tabi. Az önce bahsi geçti.
Hayatımız boyunca aynı rejimle yönetilmek çok ta mantıklı değil. Modernleşen gelişen değişen hayatta rejimlerde yerlerini yenisine terk etmelidir. Fakat bağnaz kafalar değişimlere kapalı kafalar
Dogmatik düşünce tarzlarını terk edemiyorlar. Alıştıkları yaşam biçimini değiştirmek onları şaşırtıyor.
İşte dün köprü yaptırmam Hava limanı yaptırmam düşüncesi, kafası bunlardan sadece en saçma en mantıksız olanlarından birisidir. Meseleye sırf kendi projesi değil diye karşı çıkmak çok garip.
Bu bağnaz gerici yobaz kafa aslında dindar kimlikli kesimden çok kendisini aydın çağdaş demokrat sayanlardan çıkıyor. Bu şaşırtıcı bir durum.
Her türlü yeniliğe açık olması gereken kesim iktidar ve çıkarlarının tehlikeye düşeceği korkusundan olsa gerekir yeniliklere karşı durup beton bir set oluşturmaya çalışıyor.
Parlamento yerine başkanlık sisteminin gelmesi çokta her şeyin bitişi manasına gelmiyor. Öyle olsa daha önceki yönetim biçimlerinin terkedilmesi sonucu felaketlerle sonuçlanmış olurdu. Hâlbuki parlamenter sisteme geçmek bizim felaketimiz olmamış aksine yeni yönetim biçimi bize çok şey öğretmiş. Başkanlık sistemi de çok şey öğretecek kuşkusuz.
Ancak hemen sisteme karşı çıkanlar düşünmeden, geçmişe bakmadan o dogmatik düşünce tarzlarıyla yaklaşıyorlar meseleye.
Bir başkası istiyor diye her türlü çamur atılıyor. Oysa bir başka parti başkanlık sistemini istese bunu çok iyi bir şeymiş gibi anlatacak. Sırf karşı tarafın düşüncesi diye karşı çıkıyor.
Çok ikiyüzlü bir toplumuz.
Camı bir başkası açarsa temiz hava geliyor, siz açarsanız cereyan yapıyor.
Meselenin özü budur.