<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Nefes Gazetesi - Kocaeli Haber - Kocaeli Son Dakika Haber</title>
    <link>https://www.nefesgazetesi.com</link>
    <description>Nefes Gazetesi - Kocaeli Haber - Kocaeli Son Dakika Haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.nefesgazetesi.com/rss/medya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 07 Aug 2026 20:36:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.nefesgazetesi.com/rss/medya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[FETÖ ile mücadele eden efsane gazeteciyle röportaj]]></title>
      <link>https://www.nefesgazetesi.com/feto-ile-mucadele-eden-efsane-gazeteciyle-roportaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nefesgazetesi.com/feto-ile-mucadele-eden-efsane-gazeteciyle-roportaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Fethullah Gülen Terör Örgütü' dediği için 50.000 lira tazminata, başka bir yazısında Gülen'e 'vatan haini' dediği için de 6 yıl 6 ay hapis ve 10.000 lira tazminata mahkum olmuştur.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">FETÖ'ye hain dediği için başına gelmeyen kalmayan ve 6 yıl 6 ay hapis cezası ve yüklü miktarda tazminata çarptırılan Gazeteci ve yazar Hüseyin Adalan ile yaptığımız röportajda sorularımıza cevap verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Adalan Yirmibeş yılı aşkın gazetecilik hayatım boyunca, böylesi bir babanın evladı olma bilincinden zerre kadar taviz vermeden gerek internet ve gerek matbu gazetecilik yaptım. Bu bilinç ve şuur içerisinde, Devletim ve milletime olan yüksek sadakat ilke ve ülküsü babamdan en büyük mirastır bana. Bu ülkü ve ilke dolayısıyla, gazetecilik hayatım boyunca hep Devletimin yanında olmakla beraber, Devletin altını oyduğunu, kirli hesap ve emelleri olanları tespit ettiğim an, bedeli ne olursa olsun her şeyim ile kendimiz ortaya koydum. Her kesler için makbul ve muhterem olduğu zaman diliminde, 2010 yıllarında başladı FETÖ ile mücadelem. Bu yapılanmaya dair bütün yayınları, bültenleri, çalışmaları adeta mercek altına alarak sıkı bir takibe başladım. Bu takiplerim sonucunda, bu yapının ne menem bir illet olduğunu, Devlet ve Millet için nasıl aşağılık emeller içerisinde olduğunu tespit ettim. Bu tespit ettiğim, mücadeleye başladığım zaman diliminin 2010 ve sonrası olduğunu hesaba katarsanız, nasıl büyük bir bela ile, nasıl büyük bir güç ile mücadele içerisinde olduğum daha net anlaşılacaktır. Tablo böylesi büyük bir vahamet ve tehlike arz ederken bile, inandığım değerlerden taviz vermeden, Allah’ın yüceliğine sığınarak yayınlar yapmaya başladım. Bu terör örgütünün mecmua, dergi, gazete, kaset ve beyanatları ışığında sahip olduğum bilgileri, zaman zaman matbu ve zaman zaman da internet gazetem de yayınlamaya başladım. Bu süreç içerisinde hem çok büyük rakamlara tekabül eden rüşvetlere ve hem de en büyük tehditlere dahi uğradım. İlk zamanlar beni kendi cephelerine çekmek, susturmak ve kendi yapılanmalarına devşirmek amaçlı çok çeşitli çağrılar, davetler ve yüklü para teklifleri ile karşılaştım. Yapılan bütün bu büyük ama kirli rakam ve teklifleri an bile düşünmeksizin elimin tersi ile ittim. Bu tip kirli yaklaşımları ile teslim alamadıkları zaman, bu kez gerek şahsım ve gerekse ailem üzerine ölüm tehditleri aldım. İşi pkk ya ihale etmişlerdi. Onlar ise birkaç girişimde başarısız olmalarına karşın sinmedim, korkmadım, geri çekilmedim. Bu kirli yapılanma için iman etmiş, gözümü karatmış ve bedelini daha yola çıkmazdan evvel ödemeye hazırlamıştım kendimi. Her türlü aşağılık eylem, söylem ve girişimde bulundular benim için. Kazanmak, öldürmek ve cezalandırmak…!<br />
Makam, mevki, para gibi çok çeşitli rüşvetler, ölüm tehditleri ve sonrasında birbiri ardına açılan maddi ve cezai davalar. Öyle an ve zamanlar oldu ki bir hafta içinde onlarca davalara girmek zorunda kaldım. Hsyk’nın, hâkimlerin, savcıların tamamen hegemonyası altında olduğu süreçte girdiğim her davadan hem hapis cezaları ve hem de yüklü miktarlarda maddi cezalara çarptırıldım. Şu an itibarıyla bu terör örgütü mahkeme ve hâkimlerinin verdiği hapis cezası yaklaşık bin yıla tekabül ederken, para cezaları ise 5 milyon, eski para ile 5 trilyon gibi devasa bir para cezasına çarptırıldım. Süreç ilerliyor ve fetö terör örgütü daha bir hınç, kin ve nefretle üzerime üzerime gelmeye devam ediyordu. Hangi davaya gireceğimi, hangi davada nasıl bir savunma yapacağımı bilmek bir tarafa, dava dosyalarına bakacak, okuyacak bir zaman ve imkandan bile mahrum bırakıldım. Her anlam da çepe çevre kuşatılmış, nefes alamaz duruma sokulmuştum.</p>

<p></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p></p>

<p style="text-align:justify">Kimler nerde ve ne zaman önüme çıkacak, nerde, ne zaman ve nasıl bir cinayete kurban gidecektim kestirmek bile imkânsızdı artık. Terör örgütü, bütün Türkiye de olduğu gibi, Erzincan da da yapılanmış, herkesi ya rüşvet çarkı içine çekmiş, ya beyin yıkaması ya da sindirmek suretiyle kendisi etrafında konsolide etmişti. Böylesi bir zaman, mekan ve imkan içinde her geçen gün iş imkanlarım kısıtlanıyor, iş veren kişiler benden uzaklaşıyor ve günden güne bütün imkanlarım mum gibi erimeye başlıyordu. Elimde olan nakit, menkul ve gayrı menkulleri ya haciz yoluyla ya da satarak cezaları ödeme ve hayatımı idame ettirme amaçlı kaybetmeye başladım. Bir dehliz, kocaman ve derin bir dehliz içerisinde yapayalnız mücadele veriyordum. Az evvel de söylediğim gibi, adeta bütün Türkiye için makbul ve muhterem (!) sayılan bir kişi için terörist, çakal, vatan haini, silahlı örgüt söylemlerim hiçbir itibar görmüyor, kayda kaale alınmıyordu. Böylesi bir yalnızlık ve sahipsizlik içerisinde olmam dolayısıyla, fetö terör örgütü bütün hınç ve hızıyla üzerime gelmeye ve bana cezalar yağdırmaya devam ediyordu. Ard arda hapis cezaları ve ödenmesi, benim ödememin imkansız olan para cezaları kesiliyordu. Soluğum kesilmişti adeta. Bu buhranlı süreç içerisinde annem kansere yakalandı, ağabeyim defalarca kalp krizi geçirdi. Yıkıntım sadece kendimle sınırlı kalmayarak bütün ailemi de beraberinde yıkıntıya götürmüştü. Bütün bunlar yaşanırken, arada 17/25 darbesi, mit operasyonu, osla krizi ve daha niceleri patlak vermeye başladı. Adeta bu terör yapılanmasına dair söylediğim her şey ete kemiğe bürünmeye başlamıştı. Ve kral çıplak, çırılçıplaktı artık. Ancak işin vahim tarafı, bütün bu çıplaklığa rağmen, Devletin hiçbir kademesi tarafından aranmamış, sorulmamış ve tek yardım eli daha uzatılmamış olması beni daha bütün şekilde yıkmıştı. Bu denli bilgi ve belgeler yayınlamış, bulduğu her platform da bunları deşifre etmiş bir kişi için yardım etmek bir kenara bilgi almak amaçlı bile iletişim kurulmadı. Daha acı ve daha korkunç olanı ise, 15 Temmuz darbe girişimi yaşanmış, aradan yaklaşık 2 yıl geçmiş olmasına rağmen, FETÖ terör örgütüne dair hakaret (!) ettiğim iddiasıyla açılan davalar hala devam etmekte, hala hapis ve para cezaları yağdırılmaktadır. Şuan itibarıyla, maddi ve manevi sahip olduğum her şeyimi kaybetmiş bir durumdayım. Bütün bu Vatan, Devlet ve Millet mücadelemde Devletimin tamamen yalnız bırakmış olması, örgütün vurduğu darbeden daha derin hasarlar bırakmıştır bedenim ve ruhumda. Lakin hala yılmadan, bıkmadan, usanmadan, çekinmeden bu şer yapı ile mücadelem ilk günkü asalet ve şerefle devam etmektedir. Ömrüm vefa ettiği sürece, bu ve benzeri tüm yapılarla mücadele edecek, dün olduğu gibi bugün ve yarında Yüce Türk Devletinin yanında, dizi dibinde ve arkasında olmaya devam edeceğim. Buradan Devletime sesleniyorum, kaybettiğim onca şeylerime bir katkınız olmadı, bir gün davet edip dinlemediniz, bir gün bir tek yarama dahi merhem olmadınız da, bari hala devam eden davaların ayıbından kendinizi kurtarınız. Dünyanın herhangi bir ülkesin de böylesi bir mücadele ve sahibinin kahraman ilan edileceği aşikar iken, hala ve hala sahipsiz, yapayalnız bırakılmış olmanın tanımını da yüce Türk Milletine bırakıyorum. Bütün kırgınlık ve kızgınlığıma rağmen diyorum ki, ey Devletim, sonu ve bedeli ne olursa olsun, şayet benden bir talep ve beklentiniz olursa, en zor ve en meşakkatli görevi dahi almaktan bir an bile imtina etmeyeceğimi, an bile düşünmeden talip olacağımı saygılarımla.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ, ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.nefesgazetesi.com/feto-ile-mucadele-eden-efsane-gazeteciyle-roportaj</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 19:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nefesgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/nefesgazetesi-com/uploads/2026/07/ana-sayfa-11.JPG" type="image/jpeg" length="70994"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Neden Sekiz Oniki Kurs?]]></title>
      <link>https://www.nefesgazetesi.com/neden-sekiz-oniki-kurs</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.nefesgazetesi.com/neden-sekiz-oniki-kurs" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Yayın Yönetmenimiz, Radyo, TV Programcısı Uğur Gencer’in sorularını Gebze Sekiz Oniki Kurs Müdürü eğitimci Ergün Kesepara cevapladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim sektörüne yeni bir bakış açısı kazandırmak için kurulmuş. Çağın dinamiklerini kaliteli eğitim anlayışı ve teknolojik bileşenler ile tamamlayarak başarıya ulaşmak hedefinde olan Gebze Sekiz Oniki Kurs Müdürü Ergün Kesepara’ya sorduk.</p>

<p>Duru Medya Grubu Haber24-Haber41 ve Nefes Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, Radyo, TV Programcısı Uğur Gencer’in sorularını Gebze Sekiz Oniki Kurs Müdürü eğitimci Ergün Kesepara cevapladı.</p>

<p><img alt="Iç 1" height="400" src="https://nefesgazetesicom.teimg.com/nefesgazetesi-com/uploads/2024/10/ic-1.jpg" width="652" /></p>

<p><strong>&nbsp;Gencer: </strong>Ülkemizin eğitimde geldiği noktada temel eksiklikler nelerdir?</p>

<p><strong>&nbsp;Kesepara: </strong>Ülke olarak bir türlü köklü bir eğitim sürecine giremedik. Her gelen&nbsp; bakanın değişiklikler yaparak eğitimi olumsuz etkilediğini&nbsp; düşünüyorum. Yapılan değişikliklerden meyve almadan bakanın&nbsp; değişmesi ve yeni gelenin kendi sistemini uygulamaya koyması,&nbsp; eğitimde yol alamamamızın ana nedeni olduğunu söyleyebilirim.&nbsp; Bizim ülke olarak eğitim sistemimizin temel ilkeleri olmalı; bakan&nbsp; değiştiğinde bile sistem değişmemeli. Mevcutta eksiklikler varsa onlar&nbsp; düzeltilmeli ki yol alalım. Eğitim sistemi toplumun ayakta kalmasını&nbsp;sağlar.&nbsp;</p>

<p><strong>Gencer: </strong>Eğitimin olmazsa olmaz ana dinamikleri nelerdir?</p>

<p><strong>Kesepara: </strong>Öğrenci, öğretmen ve veli tabii ki. Ancak burada ana direk her zaman&nbsp; öğretmen olmuştur. Öğretmenin alanında uzman olması, öğrencinin&nbsp; dersi sevmesine ve derste başarılı olmasına neden olur.&nbsp; Çocuklarımızın eğitim-öğretim sürecine başladıkları ilkokul dönemini&nbsp; düşünün. Okuldan ziyade öğretmen tercihi ön planda olur. Burada da&nbsp; aslında öğretmenin eğitim sürecinde ne kadar önemli bir dinamik&nbsp; olduğunu vurguluyoruz.&nbsp;</p>

<p><strong>Gencer: </strong>İyi bir öğretmeni nasıl tanımlarsınız?&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;Kesepara:</strong> İyi bir öğretmen öncelikle öğrencisi tarafından sevilen, çevresi&nbsp; tarafından saygı duyulan birisi olması gerekir. Öğretmen kendini&nbsp; sürekli yenilemeli, aslında öğretmenin öğrenciliği hiç bitmez: dersem&nbsp; doğru demiş olurum. Ders içerisinde öğrencinin seviyesine göre&nbsp; öğretim metodu kullanmalı; bunlar görsel, işitsel hatta duysal metotlar&nbsp; olabilir. Özünde iyi öğretmen, , öğrencisinin hayatına yön veren kişi&nbsp; olmalı. Özünde iyi bir öğretmen işine kendini adayan kişidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>&nbsp;Gencer: &nbsp;</strong>Sınav hazırlığında dershane şart mı?<strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>&nbsp;Kesepara:</strong> Şu anki eğitim-öğretim modelinde öğrenci bir yarış içinde olduğu için&nbsp; maalesef dershane şart. Bir dershaneci olarak maalesef dememin&nbsp; nedeni ekonomik şartlar. Çocuklarımız iyi bir liseye veya üniversiteye&nbsp; gitmesi ancak dershaneyle gerçekleşebiliyor. Dershaneye giden&nbsp; öğrenci, gitmeyen öğrenciye göre her zaman birkaç adım önde olur.&nbsp; Burada merdiven altı kurumlar dershaneciliği olumsuz etkiliyor. O&nbsp; Sene Bu Sene: sloganıyla yola çıkan Sekizoniki dershanesi Türkiye&nbsp; genelinde elde ettiği başarılarla üniversiteye gönderdiği öğrencilerle her zaman adından söz ettiren bir kurum oldu.&nbsp;</p>

<p><strong>Gencer: &nbsp;</strong>Sekizoniki de eğitim misyonu nedir?<strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>&nbsp;Kesepara:</strong> Genç beyinlerin Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, insanlığa saygılı,&nbsp; ulus ve ülkesine sevgiyi önemseyen bireyler olarak yetiştirilmesini&nbsp; sağlamak.&nbsp;</p>

<p><strong>Gencer: &nbsp;</strong>Sekizoniki’yi diğer dershanelerden ayıran özellikler?<strong> </strong></p>

<p><strong>Kesepara: </strong>Türkiye genelinde 57 şubesiyle ülkemizin eğitim-öğretimine önemli&nbsp; katkılarda bulunan bir kurumdan bahsediyoruz. Gebze şubesi olarak&nbsp; öğrencilerimizi önemsiyoruz. Rehber öğretmenlerimizle koçluk&nbsp; eğitimi veriyoruz. 14 kişilik sınıflarda iyi bir öğretmen kadrosuyla&nbsp; ders işleyen bir kurumuz. En önemli özelliğimiz kayıt esnasında&nbsp; verdiğimiz sözleri tutmamız ve sonrasında öğrenci ve veli&nbsp; memnuniyetidir.&nbsp;</p>

<p><strong>Gencer: &nbsp;</strong>Sınav hazırlığı yapan öğrencilere ve velilere tavsiyeleriniz&nbsp; nelerdir?&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;Kesepara:</strong> Öğrencilerimiz düzenli istikrarlı ve disiplinli ders çalışmaları.&nbsp; Velilerimize ise tavsiyem; öğrenciler zaten stresli bir süreçte olduğu&nbsp; için çok müdahale etmemeleri, sonuçta çocuklarını bize teslim&nbsp; ettikleri için bizim yaptıklarımızı takip etmeli, yükün bizde yani&nbsp; dershanede olduğunu bilmeleri ve bizlerden bilgiyi alarak bu süreci&nbsp; tamamlamaları.&nbsp;</p>

<p><strong>Gencer: &nbsp;</strong>Dershane okuldan farklı ne veriyor?<strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>&nbsp;Kesepara:</strong> Okul, öğrenciyi hayata hazırlar; sonuçta okulda eğitim öğretim var,&nbsp; dershanede ise öğrenciye sınava hazırlık yaptırılır. Dershanede&nbsp; konuların özetleri verilerek öğrenci hikaye kısmından çok bilmesi&nbsp; gereken öz bilgiyi alır. Dershane sınava odaklı, yani sonuca odaklıdır.</p>

<p><strong>&nbsp;Gencer: &nbsp;</strong>Online eğitim hakkında ne düşünüyorsunuz?<strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>&nbsp;Kesepara:</strong> Pandemi döneminde online eğitim yapıldı. Çocuklarımız için hep şu&nbsp; ifadeleri kullanıyoruz. Pandemi döneminde bu çocuklar dersten koptu,&nbsp; sonra da toparlayamadık. Aslında online eğitimin çocuklarımız&nbsp; üzerinde ne kadar olumsuz etki yaptığını buradan anlıyoruz.&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;Gencer: &nbsp;</strong>Son dönemde öğrencilerin çok tercih ettiği deneme kulübü ile&nbsp; ilgili çalışmalarınız var mı? Nasıl yorumlarsınız?&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;Kesepara:</strong> Deneme kulübü, dediğimiz, öğrencinin dershaneye gelmeden sadece&nbsp; deneme sorularını çözmesi. Yani öğrenci evde kendi hazırlanırken&nbsp; kendini denemek için sınavlara katılması. Ancak eksiği olan&nbsp; öğrenciler için bir faydası olmaz; öğrencinin belli bir birikimi varsa&nbsp; eksiklerini evde çalışarak halledebilecekse elbette faydası olur.&nbsp; Sekizoniki dershanesinde deneme kulübüne kayıt yaptıran öğrencilere&nbsp; biraz daha dokunabilmek, biraz daha fayda sağlayabilmek amacıyla&nbsp; deneme sınavlarının yanında rehberlik servisimizden koçluk hizmeti,&nbsp; kütüphanemizde ders çalışma ortamı sağlıyoruz. Aynı zamanda&nbsp; yapamadığı soruları sorabileceği hocalarımız da mevcut. Bu&nbsp; öğrenciler Kunduz ders anlatım platformuna ücretsiz üye olabiliyorlar.&nbsp;</p>

<p><strong>Gencer: &nbsp;</strong>Bildiğim kadarıyla<strong> </strong>Gebze'de YÖS eğitimi veren tek kurum olduğunuzu biliyorum, bununla ilgili&nbsp; bilgi verebilir misiniz?&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;Kesepara:</strong> YÖS, yabancı öğrencilere verilen sınavdır. Gebze'de Bulgaristan'dan&nbsp; gelen soydaşlarımızın fazla olması ve buna bağlı talebin fazla&nbsp; olmasından dolayı böyle bir bölüm açtık. Tabii ki bünyemizde YÖS&nbsp; hazırlık kurslarında 22 yıllık tecrübeli hocamızın olması bu kursu&nbsp; açmamızın en önemli nedeni.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ</category>
      <guid>https://www.nefesgazetesi.com/neden-sekiz-oniki-kurs</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Oct 2024 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://nefesgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/nefesgazetesi-com/uploads/2024/10/gebze-sekiz-oniki-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="98865"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
