Saz Çalalım, Türkü Söyleyelim

 Sohbet muhabbet derinleşip mesele ülke gündemine ve işin içinden çıkılmaz hale gelince sevdiğimiz bir Bürokrat ağabeyimiz “Saz Çalalım, Türkü Söyleyelim” derdi.
***
Gerçekten de iyi bir saz edindim sayesinde. Kısa sap çokta güzel bir saz. Arada/Urfalı/Adıyamanlı arkadaşlar sağ olsun gelip çiğ köfte yoğuruyorlar bize. Bizde o arada güzel türküler söyleyen saz çalan arkadaşları dinliyor onlara eşlik etmeye çalışıyoruz.
***
Buradan arkadaşların birçoğu dersini almış. Bir konu da işin içinden çıkılamaz hale gelindiğinde hepsi “saz çalalım türkü söyleyelime” sığınıyor.
***
Koca bir dünya var dışımız da. Yüzlerce ülke var,Hepsinde farklı kültür, yaşam biçimi, din, inanç, renk mezhep, millet. Biz sanıyoruz ki her şey bizim küçük dünyamız. Tarihî sosyolojiyi yeterince bilmediğimizden olacak ufkumuzda oldukça dar. Okumuyoruz okumayınca anlayamıyoruz. Merakta etmediğimizden çok şeyi bilmiyoruz.
***
İlim bileceğiz, kendimizi bileceğiz. Kendimizi tanıyacağız.
***
Sonra çevremizi dış dünyayı tanıyacağız.                                                                         
İnsan zalim ve nankördür.            
   ***   
Bu konuda ayet var insan çok kötü bir yaratık, Kuşkusuz insan çok zalim ve son derece nankördür.
***
Son zamanlarda saz çalıp türkü söyleyeceğimize bizi daha da bir aksilik sardı yazmak.     
***   
Yazmak zor zanaat.Çok okumak ya da yetenekli olmak lazım. Doğuştan yeteneğiniz varsa kolay. Yoksa çok okuyacaksınız ardından önce çıraklık, sonra ustalık ,sonrada kalfalık gelecek.    
***  
Bu sürenin sonunda artık yaşlandınız demektir oturup dinlenmek varken yorulmanın manası da yok.
***
Fakat daha Erzincan’ın bir köyünden İstanbul’a gelip Fatih Karagümrük’te önce Acıçeşme sonra Draman’a yerleşip yazar olmaya karar verdiniz mi bunun geri dönüşü yok.
***
Bir Molla Kasım gelip seni sığaya çekiyor. Yüksel Ercanhele yaz” dedi. Üşendim, kaytardım, uyuşukluk yaptım olmadı. “Yazacaksın,Hele yaz”. Söylemesi kolay. ”Hele yaz Bir kez başla bir daha duramazsın” dedi. “Hele yaz. Kuşu görsen kuş, taşı görsen taş, suyu görsen su yazacaksın “dedi. “Bu kurtuluşu zor bir illettir” dedi. “Yazmak yaşamaktır” dedi. “Artık saz çalmak türkü söylemek yok” dedi.
***
Bundan yıllar öncesinde Karagümrük’te daha ilkokulda çok kitap okuduğumu görünce “madem çok roman şiir okumayı seviyorsun” demişti Süleyman abikarışır gidersin yazar  çizer takımına” Aradan kırk yıl geçmiş.
***
Süleyman abi ileriyi görmüş .
Bize de takıma karışmak kaldı.