Terör İle Mücadelede İstihbarat Zaafiyeti

 Perşembe günü akşam saatlerinde Diyarbakır’da Polis aracına yapılan bombalı saldırıda 7 Polisimizin şehit olması aralarında sivillerinde bulunduğu 27 vatandaşımızın yaralanması bir kez daha bizi derin üzüntüler arasında bıraktı.
Güneydoğu Anadolu bölgemizde PKK terör örgütünün “ya hep ya hiç” şeklinde aylar önce başlattığı ve halen devam eden bombalı saldırıları sonrasında çok sayıda güvenlik görevlimizin şehit olması bir o kadar insanımızın da yaralanması o bölgede güvenlik güçlerimizin nasıl büyük ve zor bir mücadele içerisinde olduklarının da en büyük göstergesi olsa gerek.
Terör olaylarının 01 Kasım tarihinde yapılan genel seçimden sonra sonlanması beklenirken aksine daha da artması belli aralıklarla şehirlerin kalabalık yerlerine konulan bombaların patlatılması sonrasında verdiğimiz kayıplar artık terör ile top yekün bir mücadelenin yapılmasını da gerektiriyor.
Dikkat edilirse Terör örgütleri ile yapılan mücadelede artık iktidar partisi yalnız değil, geçtiğimiz ay HADEP dışındaki TBMM’de bulunan CHP ve MHP’nin de ortak bir deklarasyon yayınlayarak “Terör karşısında beraberiz” şeklindeki açıklamaları bundan sonrası içinde aslında bir yol haritasıdır.
PKK terör örgütünün arkasında bulunan batılı devletlerinde bu işe teşne olmaları Türkiye’nin ve Türk milletinin “kolunu bükmek” adına birbiri ardına düzenledikleri saldırıların nerede ve ne zaman duracağı şu sıralarda belli değil.
Güvenlik güçlerimiz terör örgütü PKK karşısında hepimizin gördüğü gibi olağanüstü bir mücadele veriyor, ismi Çözüm süreci olan dönemde yığınak yapan terör Örgütünün o bölgeden süpürülmesi adına canla başla mücadele eden güvenlik güçlerimizin bu mücadelesinde bize göre eksik kalan tek yön istihbarattır.
Öteden beri pek çok yazar-çizer gibi bizde mücadelenin temelini İstihbaratın oluşturduğunu, Bu tür hadiselerden önce istihbarat birimlerinin alacakları önlemlerin can ve mal kayıplarını en alt seviyeye indirilebileceğini belirtiyoruz.
Bölgeyi çok iyi bilen terör örgütü karşısında yukarıda da belirttiğimiz gibi canını dişine takan güvenlik güçlerimiz dikkat edilirse kayıplarını sürekli bu tür uzaktan bombalama sonucunda veriyor, güvenlik güçleri ile karşı karşıya gelmemeye azami dikkat gösteren PKK terör örgütü dünyanın en aşağılık saldırı şekli olan bombalama ile zaman kazanmaya çalışıyor.
Burada bütün yük bize göre İstihbarat servislerine düşüyor, Terör Örgütünün gerçekleştireceği eylemleri daha önceden haber alacak olan istihbarat birimleri böylelikle kayıpları en alt seviyeye indirecektir.
Hem millet hem de milletimizi TBMM’de temsil eden siyasi partiler hükümete gerekli bütün desteği veriyorlar, hükümette şu sıralar hiç olmadığı kadar güvenlik güçlerimize güç veriyor ancak İstihbarat birimlerimizin başarısızlığı hepimizin canını yakan hadiselerin meydana gelmesine vesile oluyor.
İstihbarat birimlerimiz durumlarını bir kez daha gözden geçirmelidirler, bu konuda zafiyet gösteren görevini yerine getiremeyen kim varsa hiç beklemeden görevden alınmalı yerine de işini iyi bilen ve konusunda uzmanlaşmış görevliler getirilmelidir.
İstihbarat görevini yerine getirdiği gün göreceksiniz terör örgütünün teslim olmaktan başka hiçbir çaresi kalmayacaktır, bu nedenle İstihbarat ile ilgili birimlerde tez zamanda revizyona gidilmesi hükümetin temel görevi olmalıdır.