Zaman Gazetesi'nden Alınacak Dersler

 Bizim yapı olarak Devletin içerisinde yuvalanan “paralel/dikey/yatay/eğri/düz” şeklindeki yapılanmalara öteden beri nasıl karşı olduğumuzu “Ev içerisinde ev olmayacağı” gibi “Devlet içerisinde de başka bir Devlet olmaz” gerçeğini kendimizi bildik bileli bulunduğumuz hemen her platformda ifade etmeye çalışıyoruz.
Bu bakımdan AK Parti sempatizanı olmasak bile hükümetin “paralel yapı” ile ilgili operasyonlarına her zaman destek olduk, yazılarımızda da “Devletin içerisinde bu memleketi idari ve siyasi yönden zor sokacak, zaafa uğratacak bir faaliyette kim bulunuyorsa anında hakkından gelinmelidir” görüşünü anlatıp duruyoruz.
Hükümetin Paralel yapıya karşı yaptığı operasyonları bu yapının medya kuruluşlarına doğru yönlendirmesi ile Cemaat tarafından başlatılan karşı atak bilindiği gibi başarısızlıkla neticelendi, Paralel yapının Televizyon kanallarına karşı başlatılan soruşturmadan sonra bu kanadın “amiral Gemisi” olarak bildiğimiz ve yayın politikasını daha ilk günden reddettiğimiz Zaman gazetesine kayyım atanması ile neticelenen süreç meseleyi “Medya Kuruluşlarının yayın politikası nasıl olmalı” noktasına kadar getirmiş oldu.
Yayın hayatına başladığı günden itibaren hiçbir şeyden haberi olmayan “Saf Anadolu İnsanının” iyi niyetinden faydalanarak kapı kapı dağıttırılan, elden dağıtım vasıtası ile sabah uyandığımızda hemen her işyerinin ve konutun kapısına asılı olarak bulunan Zaman gazetesi bir taraftan bu faaliyeti ile ekonomik noktada parasına para katarken diğer taraftan da “Muhafazakar Türk insanının” bu zaafından faydalanarak milyon ile ifade edilen tirajlara ulaşıyordu.
Aynı şartlarda yayın yapmaya çalışan ben çok yayın kuruluşu “Gazetemizi dağıtımcı kuruluşlar vasıtası ile vatandaşa ulaştıralım, bayilerde yapacağımız satışlar ile çalışanlarımıza maaş dağıtalım “ diye düşünürken Zaman gazetesi il ve ilçe merkezlerinde kendilerine göre seçtiği zengin işadamlarına “Sen günlük 200 kişilik sen günden 500 kişilik abone parasını karşıla, senin vereceğin para ile biz sana düşen gazete sayısını parasız her sabah vatandaşın evine iş yerine ulaştıralım, bu sayede Abone sayımızda artar bizde resmi ilanlardan daha fazla pay alırız” şeklinde bırakın muhafazakarlığa insanlığa bile sığmayan bir ticari anlayışı bu garip millete dayatmış oldular.
Bugün el konularak kayyum atanılan Zaman gazetesi bu yapısı ile Muhafazakar Türk insanının kafasını allak bullak ederken diğer taraftan da 03 Kasım 2002 tarihinde iktidara gelen AK Parti hükümetine kayıtsız şartsız destek veriyor Ak Partiye en ufak bir muhalefet eden parti/STK/Kişi yada kurum varsa tamamını buldozer gibi ezip ortadan kaldırmakta hiçbir beis görmüyordu.
Paralel yapı eline geçirdiği güç ile öylesine pervasız bir hale gelmişti ki Genel seçimlerde AK Partiden Milletvekilliği adaylığı için, Yerel Seçimlerde de Belediye başkanı/Belediye meclis üyesi/İl Genel meclis üyesi başta olmak üzere tüm noktalarda kontenjan alıyordu, Cemaatin zaman zaman hükümetten alamadığı tavizler sırasında dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın “Ne istediniz de vermedik:?” ifadesi aslında ortada dönen acıklı sahnenin de dışa vurumu olarak biliniyordu.
Böylesi bir noktada Devletten alınan teşviklerle bırakın Türkiye’nin nerede ise Avrupa’nın en büyük medya kuruluşu haline gelen bu yapı artık sistem için tehlike olmaya başlayınca düğmeye basıldı ve varlıkları bir bir el değiştirmeye başladı sonrada içerisinde bulunduğumuz noktalara kadar gelindi.
Biz kendimizi bildik bileli gazetecilik yapıyoruz, yıllar yılı helal çalışarak pek çok gazeteci arkadaşımızı emekli ettik, ürettiğimiz katma değer ile Devlete ödediğimiz vergiler ile topluma karşı görevimiz yerine getirmeye çalıştık, sahibi olduğumuz yayın kuruluşları ile de bu sorumluluğumuzu halen daha yerine getirmeye çalışıyoruz.
Dün olduğu gibi bugünde doğru olan ne varsa onu yazacağız, hiçbir kesimin borazanlığını yapmayacağız, yanlış olarak gördüğümüz hiçbir hadiseyi sırf yalakalık olsun diye doğru göstermeyeceğiz, Biz şu an MHP’nin kayıtlı üyesiyiz, MÇP’de/MHP’de ilçe başkanlığı/Belediye meclis üyeliği/İl Başkan yardımcılığı yaptık, Büyük Kurultay delegesi olduk ama dikkat ederseniz yanlışlarından dolayı bir gazeteci olarak MHP’ye en sert muhalefeti biz yapıyoruz, en sert yazıları biz yazıyoruz.
Zaman gazetesi kendi emeği olmadan başkalarının tavassutu ile bir yere gelen yayın kuruluşları için aslında çok büyük örnektir, bugün Zaman gazetesinin başına gelen yarın mutlaka ama mutlaka bugünlerde Hükümete yalakalık yapan yayın kuruluşlarının da başına gelecektir, zira bugün başlarında bulundukları bol para kazandıkları yayın kuruluşlarına emekleri ile değil hükümete olan yakınlıklarından dolayı gelmişlerdir.
Medya sektöründe görev yapan herkes bu olup bitenlerden sonra aklını başına almalıdır, Herkes kendi emeği ile, kendi gücü ile bir yere gelmelidir, kendi cebinden değil de devletten aldığı teşvikler ile bir anda tepe noktasına gelen ancak Devletin ipini çekmesi ile yerle yeksan olan yayın kuruluşlarına en iyi ve son örnek Zaman gazetesidir.
Bir Medya mensubu olarak biz doğruları söyleyip, doğruları yazmakla mükellefiz, Kendilerini Devletin yerine koyanlar, dün kapılarında binlerce insan bekleyen bu Medya kuruluşlarının sahiplerinin içine düştükleri zor durum ise yukarıda da belirttiğimiz gibi herkes ders olmalıdır.
Unutmayalım ki Devlet her zaman 18 yaşındadır.