Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yeni dünyanın ekonomik düzeni yazılım kodlarıyla şekilleniyor. Ancak mesele sadece bir ekonomik yarıştan ibaret değildir. Kriz anlarında, kaynak koduna erişemediğiniz, nasıl çalıştığını bütünüyle denetleyemediğiniz bir sistem; öncelikle onu yazanın tercih ve önceliklerine hizmet eder. İşte bu yüzden 'yazılımda tam bağımsızlık' ilkesi, Türkiye’nin istikbali ve bekasıyla doğrudan ilişkilidir. Böylesine kritik bir alanda kalıcı ve sürdürülebilir bir güç inşa etmenin yolu ise, her şeyden önce nitelikli insan kaynağı yetiştirmekten geçiyor.” dedi.
Türkiye’nin yazılım alanındaki insan kaynağını güçlendirmeyi hedefleyen 42 Türkiye programının ilk mezunları düzenlenen törenle diplomalarını aldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde ve Bilişim Vadisi bünyesinde hayata geçirilen eğitim modelinin ilk mezuniyet törenine, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da katıldı. Törende konuşan Kacır, yazılımın artık yalnızca bir sektör değil, küresel güç dengelerini belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiğini vurguladı. Program kapsamında eğitimlerini tamamlayan 407 genç yazılımcı, sektörle buluşmaya hazır şekilde mezun oldu.
Bakan Kacır, konuşmasında şunları kaydetti:

TEKNOLOJİNİN SUNDUĞU FIRSATLAR: Tarihin en derin kırılma anlarından birine tanıklık ediyoruz. Bu süreçte teknoloji, artık sadece hayatımızı kolaylaştıran bir araç olmanın ötesine geçerek; ekonomiden sosyal hayata, üretimden diplomasiye adeta tüm alanlara yön veriyor. Teknoloji üretme, geliştirme ve etkin kullanma kapasitesi; ülkelerin kalkınmasında günden güne, yıldan yıla daha büyük rol üstleniyor. Bu anlayışla, bizler, teknolojinin sunduğu imkanları; ülkemizi dünya sahnesinde hak ettiği konuma taşımak ve tam bağımsız Türkiye’yi inşa etmek için tarihi bir fırsat olarak görüyoruz.
TEKNOLOJİ ÜRETEN TÜRKİYE: Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ülkemizi teknoloji üretiminde dünyada az sayıda ülkenin sahip olduğu bir yetkinlik düzeyine taşıdık. Gökyüzünde gururla süzülen yerli ve millî insansız hava araçlarımız, mavi vatanda görev yapan millî platformlarımız, uzayda varlığımızı perçinleyen yerli haberleşme ve gözlem uydularımız, hava savunmamızı katmanlı ve entegre bir yapıya kavuşturan Çelik Kubbe sistemimiz, kara gücümüzün vurucu unsurlarını güçlendiren Altay tankımız ve yeni nesil zırhlı platformlarımız, Türkiye’nin teknoloji üretmede ulaştığı noktanın ispatı niteliğindedir.
TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE DESTANI: Kuşkusuz yakaladığımız başarılar sadece caydırıcılığımızı güçlendirmekle kalmadı. Yüksek teknolojili üretimde yeni ufukların da önünü açtı. Milletimizin 60 yıllık yerli ve millî otomobil özlemini; akıllı ve elektrikli otomobilimiz Togg ile gerçeğe dönüştürdük. Ülkemizde bugüne kadar ürettiğimiz en yüksek değere sahip teknoloji ürünü TÜRKSAT 6A’yla kendi haberleşme uydularını üretebilen dünyadaki 11 ülkeden biri olduk. Bugün 23 yıl öncesine göre bambaşka bir Türkiye var. Nükleer enerjiden yapay zekâya, biyoteknolojiden ileri üretime teknolojinin farklı sahalarında özgün, yerli, milli ürün ve hizmetler geliştiren bir Türkiye var. Bir zamanlar “hayal” olarak görülen nice projeyi artık gerçeğe dönüştüren, öğrenilmiş çaresizlikleri zihinlerden söküp atan bir Türkiye var. Sadece ağzında gümüş kaşıkla doğanların değil; alın teriyle, fikir teriyle, azimle ve emekle yol yürüyenlerin de hayallerini gerçeğe dönüştürebildiği bir Türkiye var. Bu tablo; Türkiye Yüzyılı’nda Milli Teknoloji Hamlesini gerçekleştirmiş, teknolojide küresel şampiyonlar liginde yarışan, tam bağımsız Türkiye’nin yazacağı destanın yalnızca fragmanı, bir ön gösterimidir.

YAZILIMDA TAM BAĞIMSIZLIK: Küresel ölçekte rekabet edebilen, dinamik ve üretken bir yazılım ekosistemine sahip olmanın; teknolojinin her sahasında söz sahibi bir Türkiye için olmazsa olmaz olduğunun bilincindeyiz. Bugün Dünya’nın en değerli 10 şirketine baktığınızda 9’unun teknoloji ve yazılım odaklı şirketler olduğunu görürsünüz. Akıllı sistemlerden otonom araçlara, siber güvenlikten finans teknolojilerine, üretim hatlarından sağlık teknolojilerine kadar hayatın farklı alanlarında geliştirilen çözümlere katma değer sağlayan asli unsur bugünün dünyasında yazılımdır. Yeni dünyanın ekonomik düzeni yazılım kodlarıyla şekilleniyor. Ancak mesele sadece bir ekonomik yarıştan ibaret değildir. Kriz anlarında, kaynak koduna erişemediğiniz, nasıl çalıştığını bütünüyle denetleyemediğiniz bir sistem; öncelikle onu yazanın tercih ve önceliklerine hizmet eder. İşte bu yüzden 'yazılımda tam bağımsızlık' ilkesi, Türkiye’nin istikbali ve bekasıyla da doğrudan ilişkilidir.
NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI: Böylesine kritik bir alanda kalıcı ve sürdürülebilir bir güç inşa etmenin yolu ise, her şeyden önce nitelikli insan kaynağı yetiştirmekten geçiyor. Çünkü yazılım çözümlerinde fark oluşturmanın asıl anahtarı; teknik bilgiyle birlikte analitik düşünmeyi, tasarım kabiliyetini, problem çözme becerisini ve stratejik öngörüyü bir araya getirebilen, nitelikli insan kıymetidir. Ülkemizden dünyaya örnek yazılım ve teknoloji çözümleri çıkarmak için genç ve dinamik nüfusumuzun sağladığı muazzam bir avantaja sahibiz. Bugün Millî Teknoloji Hamlemizin pek çok eserinin arkasında; hayal kuran, çalışan, araştıran, geliştiren ve ülkesine, insanlığa değer katmayı amaçlayan genç mühendislerimizin, yazılımcılarımızın ve girişimcilerimizin imzası var.

TEKNOFEST’LERLE HAYALLERİ PROJELERE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ: Tarih yazan işlerin öznesi olmak için can atan; yılmadan, pes etmeden, yorulmadan çalışmaya hazır Türk gençliğini yenilikçi yetkinliklerle buluşturmak adına 2018’den bu yana dünyanın en büyük teknoloji festivallerini TEKNOFEST’leri düzenliyoruz. Biyoteknolojiden yapay zekaya, eğitimden tarıma, çevre ve enerjiden çip tasarımına, blokzincirden drone yarışmalarına pek çok alanda, gençlerimizin hayallerini projelere dönüştürmesine şahitlik ediyoruz.
GENÇLERİ DESTEKLİYORUZ: “Sektör Kampüste” programıyla üniversite öğrencilerini reel sektör deneyimiyle buluşturuyoruz. Milli Teknoloji Uzmanlık Programlarımızla; teknoloji geliştirme ve katma değerli üretim altyapımızın ihtiyaç duyduğu alanlarda, gençlerimizi geleceğin yetkinlikleriyle donatıyoruz. Yapay Zekâ ve Teknoloji Akademisiyle; gençlerimizin yapay zekâ uygulamaları, veri bilimi, oyun geliştirme gibi alanlarda yetkinlik kazanmalarını destekliyoruz. DENEYAP Teknoloji Atölyelerimizle, bilim şenlikleriyle, fuarlarla, TÜBİTAK popüler bilim yayınlarıyla, bilim merkezleriyle 7’den 70’e her yaştan vatandaşımızın teknolojiye ilgisini besliyoruz.
42 TÜRKİYE YAZILIM OKULLARI: 42 Yazılım Okullarıyla; klasik eğitim kalıplarının ötesine geçen, proje temelli, uygulama odaklı ve birbirinden öğrenmeyi esas alan; dünya çapında başarı kazanmış yenilikçi yazılım öğrenme modelini Türkiye’mize kazandırmayı amaçladık. Bu doğrultuda, dünyanın en saygın yazılım okulu ağlarından 42 Network’ün bir parçası olan 42 İstanbul ve 42 Kocaeli Yazılım Okullarını 2021’de Bilişim Vadimiz bünyesinde hayata geçirdik. Okullarımızda sunduğumuz eğitimin temel müfradat aşamasında; öğrencilerin yazılımın temellerini en güçlü şekilde kavramalarını ve algoritmik düşünmeden teknik problem çözmeye, takım çalışmasından proje teslim kültürüne kadar bir yazılımcı için olmazsa olmaz yetkinlikleri kazanmalarını sağlıyoruz. Temel Müfredatı başarıyla tamamlayan öğrencilerimiz; yapay zekâdan siber güvenlik, oyun geliştirme, web teknolojileri gibi alanlarda derinleşerek, sektörel ihtiyaçlara doğrudan cevap verebilecek uzmanlar haline geliyor. Eğitim süreci boyunca teorik birikimlerini gerçek dünya deneyimiyle taçlandıran gençlerimiz, zorunlu staj programları sayesinde henüz mezun olmadan sektörün mutfağına girme imkânı elde ediyor.

407 BAŞARILI ÖĞRENCİ: Kuruluşundan bu yana yoğun ilgi gören okullarımıza bugüne dek 98 bin 575 arkadaşımız başvurdu. Online testi geçen ardından da 4 haftalık yoğun havuz eğitiminde başarı elde eden 2 bin 124 aday okullarımıza kayıt yaptırdı. Bugün de temel müfredat eğitimini tamamlayan 407 öğrencimizin başarısını kutlamak üzere birlikteyiz. Ortaya çıkan tablo bize şunu açıkça gösteriyor: Burada gençlerimize gerçek fırsatlar sunan güçlü bir model var. Burada iş dünyasıyla buluşmaya hazır, analitik düşünebilen, problem çözebilen, üretim kültürünü içselleştirmiş nitelikli bir yetenek havuzu var. Burada ülkemizin yazılımcı ve teknoloji yeteneği ihtiyacına doğrudan cevap verebilecek stratejik bir yapı var.
MİLLÎ TEKNOLOJİ HAMLESİ’NİN KIYMETLİ NEFERLERİ: Bugün mezuniyet heyecanı yaşayan her bir gencimizin; yarının teknolojilerini inşa eden, geliştirdiği yazılımlarla hayatın farklı alanlarına dokunan, kurduğu girişimlerle ekonomik değer üreten ve ortaya koyduğu yenilikçi çözümlerle ülkemizin küresel rekabet gücünü daha da ileriye taşıyan bireyler olarak Türkiye’nin geleceğinde önemli roller üstleneceğine yürekten inanıyorum. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; hayata geçirdiğimiz bu projelerle Türkiye ekonomisinin yüksek teknoloji ve katma değer odaklı dönüşümünü desteklemeyi, ülkemizin nitelikli insan kaynağı havuzunu genişletmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Sözlerime son verirken; Milli Teknoloji Hamlesi’nin kıymetli neferleri olarak gördüğümüz mezunlarımızı bir kez daha tebrik ediyorum. Sevgili genç arkadaşlarım sizlere çıktığınız bu yolda üstün başarılar diliyorum. Ülkemize katacağınız değerler için şimdiden teşekkür ediyorum.



