Belediyelerin böylesi önemli günlerde düzenlenecek etkinliklerde kimi davet edip etmeyecekleri, kimleri “Kadrolu Konuşmacı” olarak davet edecekleri elbette ki kendilerini ilgilendirir, ancak nüfusu yüz binleri geçen yerleşim merkezlerinde seçilmiş belediye başkanlarına oy veren kitleler kadar oy vermeyenlerin de dünya görüşlerine göre konuşmacı davet etmeleri “Centilmenlik” olarak adlandırılacaktır.
Bilindiği gibi Zabıta Müdürlüğü ile birlikte Kültür müdürlüğü de Belediyelerin dışarıya açılan ve vatandaşlar ile direk yüz yüze olan birimleridir, dolayısı ile bu iki birimin başına getirilecek yöneticilerinde işlerinin ehli olmaları gerekmektedir.
Türkiye’de var olan yerel yönetimler çoğunlukla kazanan Belediye başkanlarının dünya görüşlerine göre dizayn edilir, Belediye başkanları da mensup oldukları siyasi partilerin görüşlerine göre kurumu şekillendirmeye çalışırlar.
Koltuğa oturan belediye başkanları ilk dönemlerinde tamamen kendi partilerinin dünya görüşüne göre siyaset yaparlar, kendilerine oy vermeyen seçmeni bir noktadan sonra görmezden gelen belediye başkanları böylesi zamanlarda “Önce Benim partim” anlayışı ile hareket ederler.
İşte böylesi zamanlarda “Kraldan fazla kralcı olan” birim müdürleri Belediye başkanı hoşlansın diye zaman içerisinde kendi partililerine bile “bu kadar da olmaz” dedirten faaliyetler yaparlar ve bun da “Başkana vefa” çerçevesi içerisinde görürler.
Önceki gün Darıca ve Gebze Belediyesine mensup Kültür Müdürlükleri tarafından “Mutlu Kadın-Mutlu Aile-Mutlu toplum” konularında sunum yapmak için çağrılan İkbal Gürpınar ve İclal Aydın isimli sanatçıların (!!) sürdürdükleri hayat ile anlatacakları konu başlıkları birbirine o kadar tezat bir şekilde karşı karşıya geldi ki herkes şaşkına döndü.
Burada belediyelerin Kültür Müdürlerine çok büyük görevler düşüyor, Kültür müdürleri herhangi bir konuda herhangi bir konuşmacı getirmeden önce ,konu başlıkları ile konuşmacılar arasındaki uzaklığı-yakınlığı-uygunluğu yada uygunsuzluğu tam olarak hesap etmek ve kılı kırk yarmak zorundadırlar.
Toplum artık akıllandı, gelişen iletişim araçları ve sosyal medya vesilesi ile merak edilen herhangi bir konu hakkında saniyeler içerisinde bilgilenme imkanına kavuşuyoruz, bu sayede hiçbir şey gizli kalmıyor anında bilgi sahibi olunuyor.
Belediyelerin Kültür Müdürleri mensup oldukları partilerin dünya görüşleri kadar diğer siyasi partilere mensup vatandaşların da dünya görüşlerine saygı duymalıdırlar, başkalarının hakkını hukukunu da en az kendi hakları gibi gören anlayış her kesimi mutlu etmeye yetecektir.
Yerel yönetimlerin bize göre “Amiral Gemisi” durumunda bulunan Kültür Müdürlükleri eş/dost/ahbap ilişkileri ile işini bilmeyenlerin oturacakları bir koltuk/bir makam değildir, İşini bilen, konusunda eğitim almış insanların konuşlanacağı bu birim Belediyeleri halk gözünde iyi de gösterebilir kötü de.
Bu aşamadan sonra Kültür müdürlerinin ve kendilerine bağlı ekibin hata yapmamak toplum tarafından iyi anılmayan kişileri vatandaşın karşısına çıkarmamak gibi tarihi bir sorumlulukları bulunmaktadır, Aksi takdirde yapılacak en ufak bir hata hem kendilerini sıkıntıya sokacak hemde Belediye başkanlarının imajını kötüleştirecektir.