Dün bu sütunlarda CHP ile ilgili bir yazıyı kaleme alınca bize mesaj yazan bir okuyucumuz “Yüksel Bey Siz CHP’limisiniz ki CHP ile ilgili bir yazı yazıyor ve  partinin toparlanması ile ilgili dilek ve temennilerde bulunuyorsunuz,  bırakın CHP’yi CHP’liler düşünsün “şeklinde eleştirel bir yaklaşımda bulunmuş.
Biz CHP’li değiliz AK Partili de değiliz, Ülkücüyüz eğer kaydımız silinmedi ise kendimizi MHP Gebze ilçe Teşkilatının üyesi olarak biliyoruz, bu şekilde olmaktan da herhangi bir sıkıntı duymuyoruz.
Ancak bunlardan daha da önemlisi biz gazeteciyiz, nerede ise 30 yıldır bu bölgede elimizden geldiği gücümüzün yettiği kadar kamuoyunu bilgilendirmeye vatandaşlarımızı olup bitenlerden haberdar etmeye çalışıyoruz.
Siyasi partiler bilindiği gibi Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır, İnsanlığa hizmet etmenin başlıca yolları arasında gelen siyaset siyasi partiler tarafından yapılıyor ve iyi yapıldığında da insanlık rahata eriyor.
Biz her ne kadar bir siyasi partinin mensubu olsak ta özellikle haber ve yorum noktasında hiçbir siyasi partiye ön yargılı değiliz, durduk yerde bir siyasi partiyi övmek yada kötülemek gibi bir huyumuz olmadığını da bizi tanıyan hemen herkes bilir.
Siyasi partilerin kuvvetli olmaları derli toplu siyaset yapmaları, kendi iç mücadelelerinden arınıp siyaseti dışarıdaki politik unsurlara karşı yapmaları hem kendileri için hem de Türkiye için çok büyük faydalar sağlayacaktır.
Son yıllarda Türkiye’de siyaset adeta “futbol takımı tutar gibi” yapıldığı için toplum için son derece faydalı olan fikirler bile sırf karşı görüş tarafından seslendirildi diye ciddiye alınmıyor muhatapları adeta yok sayılıyor.
Bizde bir gazeteci olarak bu toplumun içerisinde yaşıyoruz, AK Partili CHP’li MHP’li yada başka bir siyasi görüşe mensup herhangi bir vatandaşımız Türkiye içerisinde meydana gelen iyi yada kötü olaylardan nasıl etkileniyorsa bizde aynı şekilde etkileniyor, Türkiye’nin başarısı halinde seviniyor başarısızlığı durumunda da üzülüyoruz.
Yaşadığımız şehrin caddelerinde dolaştığımızda başka partilere gönül vermiş hatta o partilerin yönetiminde bulunan dostlarımız ile karşılaşıyor bir tamamı ile memleket meseleleri ile ilgili fikir alışverişinde bulunuyoruz.
Dolayısı ile Türk insanına daha rahat bir hayat yaşatmak adına Anayasal kurallar çerçevesinde kurulmuş ve faaliyet gösteren bütün siyasi partilere yakınlığımız yada uzaklığımız bizim o partiler ile ilgili fikir yürütmemize onlarla ilgili iyi dileklerde bulunmamıza engel değil ki.
Türkiye’de son seçimlerde partiler arasında var olan “oy geçirgenliği” aslında kimsenin kuru kuruya bir partiye mensup olmadığını derdini  iyi anlatabilen bir parti yönetiminin daha ilk seçimde iktidar olabileceği gibi iktidarda olan bir siyasi partinin de tek seçimde iktidardan gidebileceğini gösteriyor.
Şu an Türkiye’de var olan siyasi partilerin mensupları birbirlerine karşı olan önyargılarından biraz olsun kurtulabilseler, kendi partileri gibi kurulan diğer siyasi partilerinde Türk milleti için çalıştığının farkına varsalar, karşı fikirdeki siyasi partilerde de son derece kaliteli siyasetçilerin olduğu gerçeğini kabullenseler her şey çok daha iyi olacak gibi görünüyor.
Biz şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada siyasi partiler ile ilgili görüşlerimizi belirtmeye kendimize göre doğru bildiğimiz fikirlerimizi savunmaya devam edeceğiz, Türkiye’de her şeyin siyaset olmadığını insanımız için daha rahat bir hayat vaat eden ve bu vaadini gerçekleştirebilen siyasi partilerinde diğer partilere biraz daha fazla yaklaşmasının bu milletin faydasına olacağını biliyoruz.
Bu millet particilikten, Partizanlıktan çok çekti, Bu yüzden var olan siyasi partilerin daha rahat bir şekilde siyaset yapmaları adına gördüğümüz aksaklıkları da o partilerin daha iyi hizmet yapmaları adına söylemekten asla vaz geçmeyeceğiz.
Zira siyaset iyi yapıldığında bundan en fazla faydalanan yine bizim vatandaşlarımız olacaktır.