Bu bir veda yazısıdır…

Eskiye dair ne varsa hepsine güzel bir vedadır. Yeni yılı sebep kıldık madem veda’ya tüm eskilerden ve kirlenmişliklerimizden de arınmaktır dileğimiz.Bu yılın son günlerinde Mevlana’ya döndüm tekrar. Veda’yı en iyi onunla tamamlayabilirim sandım.

Aksine tamamlandım. Azalmakla (bir arkadaşın ifadesiyle hayatındaki tüm kalabalıkları azaltmak) emrolundum, tüm kalabalıklarımı azad ettim yolunda. Yüreğim biliyor ki bu veda, yeni kapıların açılması için gerekli.

Kendinizi ve kirlenmişliklerinizi arındıramıyorsanız, bir şeylerden ayrılamıyorsanız, yeni yollara ve yeni ufuklara açılamıyorsunuz. En azından o cesareti bulamıyorsunuz kendinizde.

Veda ediyorum şimdi her şeye, ama sevgiyle, ama gönülden bir af dileyerek. Veda ediyorum herkese, ama çok güzel bir vedayla. Kırmadan, kırılmamak adına bir eylem benimkisi.

Veda etmeliyim, dostlarım beni hoş görecektir, yorulduğumu biliyorlar, arkadaşlarım biraz üzülecektir ama onlar da hak vereceklerdir kırgınlığıma.
Bu bir veda ama pasifçe çekilmek demek değil, aksine tüm etkinliğiyle büyük bir doğuma hazırlanmak gibi. Büyük bir uyanışa gebe bu inziva.

Son Peygamberin Hira mağarasındaki inzivası, hazırlıktı büyük müjdeye, gönlün hazırlanması içindi o büyük sessizlik, büyük bir eylemi gizliyor gönül haznesi. Benim vedam bu kadar büyük bir müjde için olmasa bile, bana yeterli bir uyanışa vesile olacaktır eminim. Beklemeliyim bir süre…


Bu bir veda yazısıdır… evet veda eski yıla belki ama tüm hatalarımıza da bir veda aslında bu. Tüm alışkanlıklarımıza, tüm yenilmişliklerimize bir veda bu.

Yeni bir yıla kanatlarını açmak için tüm ağırlıklarından kurtulma çabası belki de. Ama bu çaba kutsal bir eylem. Ve şimdi yine Mevlana’yla veda ediyorum her şeye:

 “şunu bilesin ki müslüman değildir aşık,
Aşk mezhebinde ne küfür, ne iman,
ne ten var, ne akıl var,
ne gönül ne de can,
aşık'tan sayılmaz böyle olmayan!


Mevlana’yla aşk yoluna giriyorum, temiz bir besmeleyle, her şeyden arınarak… Aşk büyük şey, büyük gönüller ister yer edinmek için.
Ve büyük yakarışlardır beklediği.
Ve bir kapı açmalıyım aşktan yana, azalarak, azaltarak kalabalıkları. Yine Mevlana yetişir her zamanki gibi imdadıma:
"Dünyada nice diller var, ama hepsinde de anlam bir.
Sen kapları, destileri hele bir kır, 
sular nasıl bir yol tutar gider, göreceksin."


Kırdım şimdi tüm kapları ve destileri, suyu kendi yoluna bıraktım, kendi çizsin yolunu, bakalım nasıl bir yol tutar bu dökülen sular, su temiz, su aziz ya, birgün rehberim de olacaktı biliyordum.

Bıraktım kendimi azizin kutsal ellerine.

Yüz sürdüm hürmetine Aşk’ın. Yüz sürüyorum.

Ama bu bir veda yazısı demiştik eski yıla, ve yeniyıl umuyorum herkesin hayatına bolluk, bereket getirir.
Ve her şeyden önemlisi Aşk getirir inşallah. Hayırlı bir yıl diliyorum hepinize… 

Yeni yılda da yeni yazılarla buluşmak dileğiyle, nasılsa menzil çizildi, NEFES verildi ruha, bakalım kırılan kaplardan ve destilerden dökülen su bizi nereye götürecek.