Fatih Sultan Mehmet'in 27 Nisan 1481 Cuma günü İtalya üzerine yapılacak sefer için üç yüz bin kişilik ordusuyla Üsküdar'dan İzmit'e doğru yola çıktığında, ordusuna mola verdiği veya otağını kurdurduğu çayırlık alana Hünkar Çayırı denilmektedir.
 03 Mayıs 1481 tarihinde 52 yaşında otağında özel doktoru tarafından zehirlenerek öldürülen Fatih Sultan Mehmet'in anısına kitabeli bir çeşme yapılmıştır. Çeşme 4. Mehmet döneminde 1659 tarihinde Sadrazam İbrahim Paşa tarafından yaptırılmış ve bazı onarımlarla günümüze kadar ayakta kalabilmiştir.
Hünkar Çeşmesi'nin önüne Fatih'in anıtı dikilmiştir. 1995 yılında park, dinlenme ve şenlik alanı olarak yeniden düzenlenen Hünkar Çayırı'nda İstanbul'un Fethi dolayısıyla her yıl geleneksel güreş şenlikleri yapılmaktadır.
Bizim Gebze’ye geldiğimiz 1985 yılı itibarı ile bir gazeteci olarak “Gebze’deki özel yerleri sayabilirmisiniz ” diye sorduklarında vereceğimiz ilk Örnek Fatih’in Otağı yani Hünkar Çayırı olmuştur.
Nerede ise 30 yıldır çok çeşitli etkinliklere kucak açan Çayırova ile Gebze arasında ki Hünkar Çayırı, bölgede kalan tek yeşil alan olarak dikkat çekiyor. ASM'nin Üniversite kurmak için proje hazırladığı, Köy Hizmetleri'nin bina dikme derdinde olduğu Hünkar Çayırı, hafriyatçıların da gözdesi olmuş ve hafriyatlarla doldurulmak istenmişti. Tarihi mekan bu kez resmen yapılaşma tehlikesi yaşıyor.
Hünkar Çayırı ile ilgili son günlerde ortaya atılan iddialar gerçekte olmayabilir ancak son dönemlerde boşta kalan her metrekare yere bina dikmek gibi bir misyonu olan TOKİ’nin isminin bir anda Hünkar Çayırı ile birlikte anılır olması herkeste kafa karışıklığı yaratmaya yetiyor da artıyor.
Son bir haftadır ortaya çıkan bu söylentiler ile ilgili başta Belediye başkanları olmak üzere hiçbir yetkiliden ses çıkmaması her ne kadar “Sükut ikrardan gelir” ifadesini hatırlatıyorsa da biz yine de işin bu boyutlara kadar gideceğine inanmıyoruz.
Fatih’in Otağı Hünkar Çayırı var olan Kültürel yapısı ile artık Gebze’nin değil bütün Türkiye’nin hatta Türk-İslam dünyasının ortak paydasıdır ve bu payda dünya durdukça korunmak zorundadır.
Çağ açıp Çağ kapatan bir Hükümdarın otağı olan bu alanda her yıl gerçekleştirilen etkinliklerin Türkiye’nin hemen her bölgesindeki vatandaşları nasıl bir araya getirdiğini çok iyi biliyoruz, Böylesi bir alan ile ilgili söylentilerin çıkması bile son derece ayıptır, rezilliktir.
Biz son birkaç gündür yetkililerin çıkıp konu ile ilgili “Asla böyle bir şey yoktur, bu alan aslına uygun bir şekilde kalacak ve başka hiçbir yapılanmaya izin verilmeyecektir” demesini bekledik ama aradan günler geçip kimseden ses çıkmayınca yöneticileri en azından medya yolu ile ikaz etmek zorunda kaldık.
Fatih’in Otağı Hünkar Çayırı ile ilgili başta Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ve Kocaeli Büyükşehir Belediye başkanı İbrahim Karaosmanoğlu olmak üzere konu ile ilgili kim varsa kamuoyunu tatmin edici bir açıklama beklemek Çağ açıp Çağ kapatan bir Hükümdara duyulan saygının da bir gereğidir diye düşünüyoruz.
Kendisini boş bulduğu her alana bina dikmek gibi bir mecburiyet içerisinde gören TOKİ’nin Hünkar Çayırı ile birlikte anılması Cennet Mekan Fatih Sultan Mehmet’i seven herkes için çok zor bir durumdur ve Vatandaşı böyle kafa karıştıracak zorunluluklar içerisinde bırakmaya da hiç kimsenin hakkı yoktur.