2 gün sonra yada devam eden günlerde ilk kez belediye başkanlığını kazananlar adet olduğu üzere “Geçen 2 yılda neler yaptık.?” şeklinde bir sunum hazırlayıp yanlarına da bulabildikleri Genel merkez yöneticileri ve milletvekillerini alıp sabah kahvaltısı yada akşam yemeği eşliğinde durumlarını anlatacaklar.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karizması dolayısı ile başkanlığı ikinci yada üçüncü kez kazanan siyasetçilerde artık bu tür hadiseleri kanıksadıkları için “Bu tür yıl dönümlerinde konuşmaya gerek yok zaten vatandaş yerel hadiselerden çok Türkiye ve Dünya gündemi ile meşgul ben konuşsam ne olacak konuşmasam ne olacak.?” diyerek oralı bile olmayacaklar.
Bize göre de özellikle ilçe belediye başkanlarının artık ne yaptığı yada ne anlattığı hiç kimsenin umurunda değil, İlçe merkezlerinde yaşayan bir vatandaşın hayatını olumlu yada olumsuz yönde etkileyecek herhangi bir karar son yıllarda ilçe belediyelerinde değil Büyükşehir Belediyelerinde şekilleniyor, Büyükşehir meclislerinde karara bağlanıyor.
Bu durumun farkına varan çok sayıdaki ilçe belediye başkanı seçmenden çok Büyükşehir Belediye başkanları ile samimi olmaya, Büyükşehir Belediye başkanlarının yörüngesinden çıkmamaya azami dikkat gösteriyorlar.
İmar-ulaşım gibi insan hayatını etkileyen konularda tek söz sahibi olan büyükşehir Belediyeleri bu konularda zaten İlçe belediye başkanlarını kesinlikle dikkate almıyorlar, Vatandaşın İmar yada Ulaşım ihtiyaçlarını giderecek ekonomik güç ilçe belediyelerinin bütçesini kat be kat aştığı için bu hizmetler dönüp dolaşıyor Büyükşehir Belediyeleri tarafından hayata geçiriliyor.
Hal böyle olunca İlçe belediye başkanları da daha çok “Kültürel Hizmetler” denilen ancak hiç kimsenin bir şey anlamadığı etkinlikler, park/Bahçe çalışmaları, bol bol vatandaş ziyaretleri gibi faaliyetleri hayata geçirip dönemlerinin sona ermesini bekliyorlar.
Dikkat edilirse her geçen gün İlçe belediyelerinin fonksiyonları da eriyip gidiyor, İlçe belediye başkanları yurt genelinde ses getirecek olumlu yada olumsuz bir faaliyet yapmadıkları takdirde hiç kimse belediye başkanlarının farkına bile varmıyor.
Bir dönem belli yetkileri yerele devretmekte oldukça bonkör davranan hükümet son dönemlerde bu durumun iyi olmadığının farkına varmış olmalı ki Belediyelerin pek çok yetkisini tekrar Ankara’ya almaya ve daha derli toplu bir yapılanmaya doğru gidiyor.
Bu yapılanmaları takip eden belediye başkanları da ister istemez kendileri için riskli gördükleri ve zaman alacak hizmetleri öteleyebildikleri kadar ötelemeye ve zaman kazanmaya çalışıyorlar ki olumsuz bir durum ile karşı karşıya kalmasınlar.
Gündemin yerelden daha çok genele çekildiği bir ülkede şartlar da Belediye başkanlarını önemsizleştiriyor, Büyükşehir Belediye başkanlarının etrafında oluşan yapıyı da aşmakta zorlanan ilçe belediye başkanları Büyük başkanın kendileri ile ilgili olumlu kanaatlerini bekliyorlar.
Önceden İlçe Belediye başkanlarının etki alanları son derece fazlaydı, ancak ne zamanki 2004 yılı itibarı ile yavaş yavaş Beldelerin kapatılıp ilçelere dahil edilmesi o ilçelerinde Büyükşehir sınırları içerisine alınması ile İlçe belediye başkanlarının da havası bitmiş oldu.
Bu yüzden bizde 30 Mart tarihlerinde İlçe belediye başkanlarının “Faaliyet raporlarını” medya mensupları karşısında anlatmalarını gereksiz buluyoruz, İlçe belediye başkanı ne derse desin ne anlatırsa anlatsın nasılsa işin sonunda Büyükşehir Belediye başkanlarının dediği oluyor.
Her şey değişiyor, Var olan ve hiç durmayan değişim ister istemez yerel yönetimleri de sarıp sarmalıyor, Kısa bir zaman sonra ilçe belediye başkanlıklarını nasıl bir yapılanma bekliyor.. Gelecek dönemlerde ilçe belediye başkanlıklarına ihtiyaç kalacakmı..? gibi sorular bugünlerde daha fazla soruluyor.
Bu yüzden İlçe belediye başkanları koltukta bulundukları her günü kar saymalı ve geçen her günün ömürden geçeceğini asla unutmamalıdırlar.. Gerisini zaten Büyükşehir yönetimleri hallediyor.