Steve Jobs öldü.
Yüzyılın dâhilerindendi kendisi, mucit ve girişimciydi.
Bu yüzyılın bilgi çağı olmasında onun payı çoktur.
Bugünkü kullandığımız teknolojinin çoğunda parmağı vardır.
Ve o 5 Ekim 2011 tarihinde yani 5 yıl önce öldü, hayat hikayesini okumuş ve çok etkilenmiştim.
Aynı zamanda beni çeken yanı, bir bilge yönünün de olmasıydı.
Bilgece hikayeler anlatırdı konuşmalarında.
O artık yok, ama her bilge gibi bıraktığı hikayeler var geride ve bir de koskoca bilgi çağı.
Sizlere onun üniversite mezunlarına yaptığı konuşmanın birinci bölümünü aktarmak ve onu da böylece anmak istiyorum
“Birinci öyküm, ‘noktaları birleştirmek’ konusundadır:İleriye bakarak, yaşamınızın noktalarını birleştiremezsiniz.
O noktaları ancak, geriye baktığınızda birleştirebilirsiniz.
Bu yüzden, noktaların gelecekte bir biçimde birleşeceğine inanmanız şimdiden gerekir.
Bir şeylere inanmak, güvenmek zorundasınız.
Kadere, yaşama, karma öğretime, neye olursa, bir şeye kesinlikle inanmalısınız.
Bu yaklaşımım beni hiçbir zaman düş kırıklığına uğratmadı; yaşamımdaki tüm farklılıklar, bu inançlarım nedeniyle gerçekleşti.”
“İkinci öyküm, sevmek ve kaybetmekle ilgili.
Kimi zaman yaşam bize tüm zorluklarını sunar.
İşte o an yapmamız gereken tek şey, inancımızı kaybetmemektir.
Yaşamımda beni ileriye götüren tek şey, yaptığım işe olan aşkımdır.
Bundan hiçbir zaman kuşkum olmadı.
Yaşamınızda, neyi sevdiğinize ve kimi sevdiğinize iyi karar verin.
Çünkü yaşamınızın ekseni, sevdiğiniz kişiyle, sevdiğiniz işinizdir.
İşiniz, yaşamınızın büyük bir zaman bölümünü alacaktır.
O nedenle, yaşamınızın tadını alabilmenizin tek yolu, işinizi sevmenizdir.
İşinizi sevebilmenizin tek yolu ise, onun güzel ve yararlı bir iş olduğuna inanmanızdır.
Güzel ve yararlı olduğuna inandığınız bir işi yaptıkça, o işinizi giderek daha çok, daha çok seveceksiniz.
Henüz bulamadıysanız böyle bir iş, yılmayın, aramaya devam edin.
Hangi yaşınızda olursa olsun, yüreğinizin sevdiği ve “İşte, bu” dediği kişiyi sonunda bulabileceğiniz gibi, seveceğiniz işinizi de günün birinde kesinlikle bulacaksınız. Yeter ki aramaktan vazgeçmeyin o işi…Göreceksiniz, sonunda bulacaksınız onu da…”
“Sonuncusu ise ölümle ilgili… Kimin söylediğini bilmiyorum ama 17 yaşımdayken okuduğum şu sözü, yaşamım süresince hiç unutmadım: ‘Eğer her günü, o gün yaşamının son günüymüş gibi yaşarsan, bir gün kesinlikle doğruyu yapmış olacaksın.’
Bu söz beni öylesine etkiledi ki, o günden bu yana geçen otuz üç yılda her sabah aynaya bakar ve kendime sorarım: ‘Bugün yaşamımın son günü olsaydı, gün boyu yapacaklarımı gerçekten yapmış olmak ister miydim acaba?’
Bu soruma ‘Hayır’ yanıtlarım arttıkça, bir şeyleri değiştirmem gerektiğinin ayırdına varırım ve yaptıklarımı ciddi bir biçimde denetleyerek, tek tek gözden geçiririm.
Devam Edecek…