Günümüz şartlarında "ekmek artık aslanın ağzında değil, midesinde" deyimi çok kullanılan bir deyim.
Esasen bu deyim çokta doğru bir deyim...
Zira ekmek kazanmak için günümüz şartlarında öyle çalışmak lazım ki akıllara zarar.
Ekmek kazanmak, günümüzde o kadar zor ki bu uğurda değerli bir gazeteci ağabeyimin de dediği gibi "omurgasızlık" dahi herşey göz önüne alınıyor...
Bu ülkede öyle omurgasızlar var ki her yanı bir öyle bir böyle oynayıp duruyor...
Eli ayağı, sağı solu, aklınıza gelebilecek her yeri oynuyor bazı insanların...
Bu omurgasızlar grubunun içerisinde bir o yanda, bir bu yanda ve dahi işine gelen her yerde iş tutan tipler var.
Yıllarca bir yerlere gider yapan, ağzına geleni söyleyen öyle insanlar var ki söz konusu maddi çıkarları oldumu yedikleri her haltı, söyledikleri her sözü kısacası tükürdüğü her tükürüğü yerden dibine kadar yalayıp yutuyorlar...
Bu tipler Dünya kurulduğundan bu yana var ve Dünya var olduğu sürecede var olmaya devam edecekler...
Yani bu tipler üç kuruş maddi çıkar için onurlarını ve gururlarını ayaklar altına almaya utanmadan, arlanmadan devam edecekler...
Dün öyle olan bugün maddi çıkarları söz konusu olduğunda en büyük hami kesilen bu tipleri ne kadar anlatsak, ne kadar yazsak kafi gelmez...
Omurga sıkıntısı yaşayan bu tipler, para neredeyse orada olmaya devam edecekler...
Devam etsinler, bizce sıkıntı yok ama bunu yaparkende az delikanlı olmalılar...
Gurur, onur, haysiyet ve şeref öyle basit kavramlar değil...
Bu kavramlar adam olan adamlar için asla vazgeçilemez kavramlar...
Bu ülkede omurgasızlar kadar, omurgaları sapasağlam olan adam gibi adamlarda var elbette...
Bu adam gibi adamlar, önlerine ne serilirse serilsin, onurlarından, gururlarından, haysiyetlerinden ve şereflerinden asla ama asla taviz vermezler...
Bu insanlar için hayatta ki en önemli kavramlar, gurur, onur, haysiyet, şeref ve namustur...
Omurgalıdır bu insanlar, dimdik, aslanlar gibi yüreklidirler...
Adam olan adam, kendisini adam yapan bu kavramlardan önüne ne serilirse serilsin asla ama asla taviz vermez...
Bir insan, kendisini günün şartlarına göre şekillendirmeye kalkarsa işte burada bir sıkıntı vardır...
Yani geminin yelkenini rüzgarın yönüne göre açmamak lazım...
Gerektiğinde rüzgar tersden estiğinde yelken yönünü değiştirmemek lazım...
Küreklere sarılıp, gerektiğinde rüzgara karşı kürek çekmek lazım...
İşte adamlık buradan anlaşılır...
Para, mal, mülk ve bu gibi dünya malları her daim dünyada kalır.
Bir insan dünyaya istisna durumlar olmadığı sürece yalnız başına gelir ve yine istisnalar olmadığı sürece de yalnız başına yanında sadece birkaç metre kefen bezi götürür...
Herkesinde bildiği gibi "kefenin cebi yok" o nedenledir ki diğer dünyaya yani ahirete götürülen şeyler, insanların günahları ve sevaplarıdır.
Demem o ki "üç kuruş daha fazla kazanacağım" diye onurunu, şerefini, haysiyetini ve namusunu ayaklar altına almamak lazım...
Bu kavramlardan hiçbir şart altında taviz vermemek lazım...
Bugün öyle yarın böyle olmamak lazım...
Adam gibi adam olmak için girdiğin mücadeleden tertemiz ve pürü pak çıkmak lazım...
Yarın toprak olup gittiğinde insanları arkandan küfür ettirmemek lazım...
Arkanda gülen değil, ağlayan insanlar bırakmak lazım...
Bunu yapmak için her şart altında omurgaya sahip olmak lazım...
Uazının başlığından da anlaşılacağı üzere, daha çok para kazanmak için hayata başladığın kimliğini asla ama ala şartlar ne olursa olsun değiştirmeye çalışmamak lazım...
 
KALIN SAĞLICAKLA...