Lisedeyken tarih hocamız; “Savaşlar asla deniz ve hava gücüyle kazanılmaz, kara ve deniz hücumuyla kazanılır gibi görünse de her şey kara savaşları neticesinde biter. Deniz ve hava taarruzları işe yarasa da sonucu kara savaşları belirler. Nitekim tarihte de bunun çok örneği vardır. Şartlara göre havadan ya da denizden yapılan kuşatmalar sonucu hep kara savaşlarına götürür” derdi. Yüz siması orta Asyalı görünümlü bir kadındı tarih hocamız. Askerlikten anlamazdı. Kadın askerde değildi!
Aradan oldukça uzun bir süre geçti. Şimdi belki de yeni bir savaşın eşiğindeyiz. Haritalara bakarken yeni yeni medyaya servis edilen haritalara bir göz attım. Herkes kendi kendine harita çiziyor. İngilizler, Amerikalılar, Fransızlar, Almanlar, Yunanlılar, Ermeniler, Kürtleri kullanmak isteyen terör örgütleri de ya da onları destekleyen işbirlikçi dış güçler birer harita çizmişler. Kendilerince hudutlar çizmişler. Ülkelerde bölmeler ayrıştırmalar yapmışlar.
Asıl dikkatimi çeken harita ilginçti. Gürcistan’ın Ermenistan’ın ve Artvin’in arasından Karadeniz’e inen özgür kürdistan haritası! Haberde Amerikan menşeili haritadan bahsediliyordu. Karadeniz’e inme hayali taşıyan bir harita. Donanması Karadeniz’e çıkacak yeni bir ülke oluşturma projesi. Denizlerden donanması eksilen Sırbistan’ın eksiğimi doldurulmak isteniyor. Anlamak zor.
***
Beride de Suriye’nin Akdeniz’e tek kenti Lazkiye’yi içine alan bir harita. Yani bir tarafta Karadeniz’e diğer tarafta Akdeniz’e kıyısı olan bir devlet. Tam bir yay ülkemizi kuşatan. Bizi adeta bir ada haline getirmişler haritada.
***
Kartal lisesinde okurken tarih öğretmenimizin sözleri çınladı kulağıma; “Savaşlar en sonunda kara savaşıyla sonuç bulur. Yoksa savaş bitmez.” Yani hayalin büyüklüğüne bakın. Hem Karadeniz’den gemilerle çıkartma yapmak. Hem ayni şeyi Akdeniz’den gemilerle karaya asker çıkararak ülkemize saldırmak üzerine hayali kurulmuş çizilmiş harita. Hem de Amerikan menşeili. Yeni bir modern Haçlı hayali. Büyük Ortadoğu haritasıymış. Çok inandırıcı olmasa da ateş olmayan yerden darbımeseli var ya.
Savaşlar kara savaşıyla sonuçlanıyor. Amerika Afganistan’da, Irak’ta bunu yaşadı. Dersini aldı yeni projeler oluşturuyor. Daha karmaşık daha zor işler kim akıl veriyorsa artık. Masa başında çok uzaklardan planlanan işler çok iyi sonuçlara yol açamıyor aksine sürekli batağa çekiyor planlayıcıları.
Amerika bilgisayar ekranı üzerinde simülasyon çalışmalarıyla yaptığı projelerinde hava ve deniz gücünü hesap ediyor ama iş kara gücüne gelince tabiri caizse çuvallamaktan öteye gidemiyor.
***
Demek ki neymiş oğlum Radif” dedi. Daldığım düşlerden sıyrıldım adımı söylüyordu tarih hocam. Tarih dersini hiç hazzetmezdim de. Şimdi avukat olan Necati usulca fısıldadı ‘kara savaşları’. Dersi can kulağıyla dinlemiş bir talebe gibi hemen yapıştırdım kara savaşları..
Sıkı arkadaştık o imam hatipten sene kaybetmemek için bizim liseye gelmişti. Birbirimize çok güvenirdik. Matematiği fiziği iyiydi. Artvinli Gürcü bir ailenin çocuğuydu. Şimdi nerelerdedir kim bilir?   
***                                                                                                                                                                      
Tarih hocam, “Aferin oğlum” dedi dersi dinliyorsun. Sınıfa dönüp “Radif gibi olun” dedi. Kadın geleceği görmüş demek ki.
Daldığım düşlere gelince, bugün yaşadıklarımdan fazla bir şey de düşlemedim.
Demek ki neymiş kara savaşları önemliymiş!