Refah Partisinden olacak çok kötü bir gelenek kaldı. Milli görüş ne kadar reddetse de kötü bir gelenek nüfuz etti bu kuşağa.
Ayıbı örtme.
Mümin müminin ayıbını örter. İyi ama mümin ayıp işlemezse ayıbı da örtmeye gizlemeye görmemeye gerek kalmaz. Zaten mümin ayıpta yapmamalı.
Kötülüğü gizleme.
Kötülüğü kapatma, görmezden gelme, saklama, örtme.
Kusuru kapatma.
Kusuru kapatmaya gizlemeye başlayınca bu bir alışkanlık ve normallik kazandı.
Sanki normal bir işmiş gibi algılanır oldu.
Hani bir söz vardır; ‘gözün gördüğüne gönül alışır.’
Suçu örtbas etme.
Bir  kere suç  işlememek lazım. Mümkünse Müslüman kolayca suç işlemez.
Suçu  gizlemek örtbas etmek daha fena bir fiil.
Ayıbı gizlemeye örtbas etmeye başladık mı içtihat kapısı da kendiliğinden açılmış oldu. Ayıp bir iş eylem gereklilik haline geldi. Bu kez yapmayanlar
Garipsetilmeye başlandı.
Milli görüş çok iyi niyetle İslami duyarlılıkla başladığı bu işin bu hale dönüşebileceğinin bilse hiç ayıbı örtmezdi. Aksine iyot gibi açığa çıkarmaya çalışırdı.
Müslüman kardeşinin ayıbını örterken onu nasıl bir suça kötülüğe bulaştırdığını bilse mümkünü yok ona nefes aldırmazdı.
Avrupa’daki milli görüş buna çok izin vermedi.
İçerdeki durumu gördükçe güven bocalaması yaşamadı değil. Ama yapacak bir şeyleri de yoktu. Uzaktan üzüldüler.
Ben bunu birazda şuna benzetiyorum. Şeyhin kendisine kötü olarak anlattığı  fiile inanan. Ama şeyhinin de bu fiile bulaştığı haberi ortaya çıkınca bunu kabul edemeyen müridin bu bir montajdır komplodur demesi içine sindirememesinden başka bir şey değildir bu.
Kimse kıvırmasın meselenin aslı astarı budur.
Gözün gördüğüne gönül alışır.
Mümin müminin ayıbını örtmez. Mümin mümine ayıp yaptırmaz.
Müminin işi doğruluktur. Ayıpsız mümkün olduğunca kusursuzluk, günahsızlıktır
Aksini ispatlayan beri gelsin.