banner166

Makamların emanet olduğunu unutmayın!

Bulunduğu makamda Devletin sunduğu tüm imkanları seferber ederek vatandaşa en iyi hizmeti sunanların yeri elbette ayrıdır.

Devlet imkânlarıyla caka satanlar da tıpkı baba parasıyla hava atanlar gibidir. Allah ne oldum delisi olan ezik cakacılarla yolumuzu kesiştirmesin.

Hüküm de mülk de Allah’ındır.

Bu sözü söylemek yerine günlük hayatta uygulayabilmek önemlidir.

Ancak kalp başka ağız başka

Beden başka ruh başka olmamalıdır.

Hani o kasım kasım kasıldığınız emanet makamlar insanlara hizmet etmek içindir.

Siyaset yapıyor olabilirsin, siyasi gücünle bulunduğun konumda olabilirsin ancak unutma bugün varsın yarın yoksun

Emrinde birçok insan olabilir gündüz varsın bir bakmışsın gecenin sabahı yoksun!

Ulan aldığımız nefes bile emanetken bu kadar kasılmak, ulaşılmazlık neden?

Bugün telefonlara bakanların, çay getirenlerin, kapı açanların önünden ardından yürüyenlerin, el etek öpenlerin çok olabilir ama unutma yarın hepsini kendin yapacak yalnız yürüyeceksin.

Kasılmayı adet haline getirip görmezden gelenler duymadığın telefonları, cevap vermeye tenezzül etmediğin yazışmaları, sosyal medyada burnunuzdan kıl aldırmamaları günü geldiğinde keşkelerle mumla arayacaksın!

Yetki ve makam sarhoşluğu fani olanı ebedi sanmaktır.

Ne oldum delisi olanların sarhoşluğu inanın gerçek sarhoştan daha tehlikelidir.

Ne olursan ol

Kim olursan ol

Seçilmiş veya atanmış kim olursa olsun kişisel kabiliyet ve gayretle yol alan iz bırakıp hatırlanır, çok kasılan kısa süre sonra yol alıp unutulur.  

Ben makamların değer katıp yücelttiği insanları da gördüm oturdukları makamı önemli hale getirerek kişiliğiyle, karakteriyle makamına değer katıp üstüne hayır duası alanları da tanıdım.

Çevrenize bakın kişi makamdan ayrıldıktan sonra da aynı ilgi alakayı görüyorsa demektir ki o makama değer katmıştır.

Yok, eğer, o makamdan uğurlandıktan sonra, yüzüne bakan yoksa makamdan aldığı değerle kendisini avutmuştur.

Makamdan dolayı değer görüp kendini değerli sananlar aslında makamdan dolayı ilgi gördüğünü unutup avunurlar. Bu tipler makamdayken sosyal medyada bile paylaştığı gönderilere atılan beğeni ve coşkulu yorumları makam gidince asla bulamazlar. Çevrenize bakın mutlaka bu örnekle uyuşan birileri vardır veya olacaktır.  

Ne diyelim makamlara renk katanların sayısı artsın.

Ne diyelim makamlarda kendi benliğiyle, kendi başarı ve donanımıyla, fikirleriyle, kendi insanlığıyla ön plana çıkanların sayısı artsın.

Ne güzel demiş: Ömer bin Abdülaziz İmadüddin “Devlet; insanlara iyiyi, doğruyu ve güzeli göstermek için vardır, birilerinin para, makam ve şöhret elde etmesi için değil.“

Yazımı Dücane Cündioğlu’na ait bir sözle noktalıyorum.

Kibir ‘büyüklenmek’ demek, gurur ise ‘aldanmak’.

Büyüklenen aldanır ve böylelikle eleştirilerden yararlanma yeteneğini yitirir.

Kibrin sonu gurur, gururun sonu hüsrandır.

Hüsranın sonu olmaz, hakkı verilirse hüsran başlangıçtır.

Kalın sağlıcakla,

YORUM EKLE