Herkesin büyük bir heyecan ile beklediği 15 Mayıs tarihi geldi geçti, MHP’nin bir maddelik Tüzük değişikliği ile ilgili olup bitenler Türkiye’de siyaset bir yana Yargının da sorgulanmasının gerektiğini de gözler önüne sermiş oldu.

MHP’nin Tüzük Kurultayı ile ilgili 01 Kasım itibarı ile başlattığı çalışmalar Genel merkez tarafından kabul edilmeyince Genel başkan adayları Üst Kurul delegelerinden imza toplamaya başladılar, Aylar içerisinde 548 Delegenin imza atması üzerine “Kim ne kadar imza atarsa atsın Kurultay olmayacaktır”  diye açıklama yapan MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli’nin bu anlaşılmaz tavrı işin bu noktalara kadar gelmesine vesile oldu.

Bu aşamadan sonra MHP Genel merkezinin de yapacağı fazla bir iş kalmamıştır Kurultay yapmak, Tüzük Kurultayı toplamak, Genel başkan seçmek için MHP’nin var olan bin 200 üst kurul delegesinin yarısından fazlasının Ankara’da toplanması MHP’de yeni bir dönemin başlayacağına en iyi işarettir.

MHP içerisinde meydana gelen bu kutuplaşma bir tarafa Pazar günü Kongrenin olmayacağını bile bile Ankara’ya  dört  genel başkan adayını desteklemeye giden Ülkücüler bundan sonra MHP’de yeni bir yapılanmanın olacağını da bütün Türk milletine göstermiş oldu.

Yapılan her yerel ve genel seçimden başarısız çıkan MHP Genel merkezi son derece masum bir “Tüzük Kurultayı” talebini bile olmadık yakıştırmalar ile ötelemeye ve karalamaya başladı, Daha bir yıl önce kendilerini seçen Üst Kurul delegelerini “Paralelci” olmakla itham eden Genel merkezin bu davranışı da anlaşılır olmaktan çıktı.

Pazar günü Ankara’da bir taraftan Genel Başkan adayları Güvenlik güçleri tarafından sarılan otele kurultayı gerçekleştirmek isterken diğer taraftan da daha önce İmza veren 548 Üst Kurlu delegesinden katılım varmıdır.. ? diye  başlatılan İmza kampanyasına 900 civarında imza atıldığı bilgisi verildi.

Üst Kurul delegelerinin imzasının ne kadar olduğunun şu aşamada fazla bir önemi yoktur, Zira Genel merkez yönetimini değiştirmek için gerekli olan 6 yüz imzanın çok çok üstünde bir katılımın olduğu normal şartlar altında Genel merkez tarafından bile kabul edilecektir.

Tüm bu olup bitenler sonrasında Kameraların karşısına geçen MHP Genel Başkan yardımcısı Oktay Öztük’e “Yargıtay Kurultay yapılmalı kararı verirse ne olacak” şeklinde yöneltilen soruya Öztürk “ O zaman Kurultay yapılır” şeklinde verdiği cevap yukarıda da belirttiğimiz gibi MHP’de yeni bir dönemin başlayacağının da en iyi göstergesi olsa gerek.

MHP’de “Olağanüstü Kurultay yapılmaz” şeklinde bir karar alınıp alınmadığı ile ilgili hiç kimse bir şey bilmiyor, Genel merkez yetkilileri böylesi bir durum karşısında “MHP’de Olağanüstü Kurultay geleneği yoktur” açıklamasının arkasına sığınıyorlar, Bir siyasi partiyi demokratik kurallardan çıkartıp kendi keyfine göre yönetilmesinin tanımı da demek ki “ Olağanüstü Kurultay bizim geleneğimizde yoktur” şeklinde tarif ediliyor.

MHP’de nerede ise 20 yıldır yerleşen “Tek adam mantığı” artık yerini  Demokrasinin tam olarak işlediği, seçimden başarılı çıkanların görevde kaldığı başarısızlığın gereğinin de bulunduğu koltuğu anında ter etmek olduğu gerçeğinin de yeniden tarif edilmesi gerekiyor.

MHP’ye artık Kurultay yetmez, Ankara’da toplanan Üst Kurul delegelerinin durumuna bakıldığında artık Genel merkezi İsteyenlerin çok azınlıkta kaldıkları ve Kurultay isteyenlerin nerede ise dörtte bir oranında kaldıkları gerçeği de vardır.

MHP Genel merkezi bu aşamadan sonra her geçen gün Kurultay baskısını biraz daha fazla hissedecek atacağı her adımda partililerin “Kurultay yapalım” çağrısını daha fazla duyacaklardır. Türkiye’nin içerisinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulabilmesi adına yapılacak yeni açılımda MHP’nin üstleneceği görev de işte bu noktada başlamaktadır.

Türkiye’nin dört bir yanından çıkıp kilometrelerce yoldan Ankara’ya gelen on binlerce Ülkücünün Türk milletine yaşattığı heyecandan bu aşamadan sonra MHP’nin teşkilatları da etkileneceklerdir, Teşkilatlarda yaşanması muhtemel bu çift başlılıktan kurtulmak adına da Kurultay artık olmazsa olmaz noktasına gelmiştir.

İçerisinde bulunduğumuz tarihe kadar son derece negatif bir tablo çizen MHP Genel merkezinin daha fazla direnmeden Kurultaya çağrıyı kendisinin yapması gerekmektedir, Yapılacak olan Kurultayda sandıktan çıkan kim olursa olsun MHP o yönetim ile artık iktidara aday bir parti olarak emin adımlar ile yoluna devam edecektir.