01 Kasım tarihinde yapılan genel seçim sonrası başlayan Kongre taleplerine kulak tıkayan ve partililerden gelen istekleri görmezden gelen Genel merkez yetkililerinin takındığı tavır işlerin maalesef bu noktaya gelmesine vesile oldu.
MHP Genel merkezinin partililerden gelen ve 548 imza ile vücut bulan “Kurultay istiyoruz” talebini görmezden gelmesi başta parti içerisinde görev yapan yöneticiler olmak üzere MHP’ye gönül veren herkesi adeta birbirine düşman edecek noktaya getirdi.
Türkiye’nin her noktasında var olan İl/ilçe/Belde yada köylerde bulunan Ülkücüler “ Engellenilmeye çalışılan” Kurultay nedeni ile artık birbirlerine selam vermeyecek noktaya kadar gelmiş vaziyettedir.
Kurultay talebinin daha yüksek bir şekilde ifade edilmeye başlanıldığı günlerde Genel merkez “Buyurun gelin, Kurultay yapalım kim ne istiyorsa gelsin konuşsun” şeklinde bir karar alsa MHP bugün çok daha sağlıklı bir şekilde yoluna devam ediyor olacaktı.
Bu yapılmadı, İmza atan Delege yok sayıldı, MHP’de var olan yorgunluğu gidermek adına Genel başkan adayı olanlar ile ilgili akla hayale gelmeyen yakıştırmalar yapıldı, Genel merkezin bu durumundan vazife çıkartan çok sayıda partili medya önünde bir birine yapmadık hakaret bırakmadı.
Yarın MHP’de Tüzük Kurultayı yapılsa da yapılmasa da artık parti içerisinde hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır, Dün yerleşim merkezinde MHP’nin iktidarı için omuz omuza veren partilileri bugün birbirlerine düşman eden yapı yüzünden hiç kimsenin diğerini görecek durumu kalmamıştır.
Kutrultay talep eden Teşkilatlar birbiri ardına kapatılıp yeni görevlendirmeler yapmaktan şu sıralarda Teşkilatlarda görev alacak partili sıkıntısı yaşandığı söyleniyor, Kısa bir zaman önce yapılan Kurultay öncesi görevlendirilen Teşkilatların birkaç kez değiştirilmesi var olan heyecanı da ortadan kaldırmış oldu.
Yarın Kurultay yapılmayabilir, Genel başkan adayı olarak Türkiye’yi bir baştan bir başa dolaşan Genel başkan adayları yılgınlığa düşüp “Ne haliniz varsa görün” diyebilirler, Şu an MHP’nin Genel başkanlık makamında bulunan Devlet Bahçeli ömrünün sonuna kadar Genel başkan olarak kalabilir, Başkanlık divanı da Genel başkana endeksli olarak bir ömür o koltuklarda kalabilirler…
Ama ne adına..? sorusuna cevap verdikten sonra.
Gelinen noktada “MHP neden Kurultaya gitmiyor” şeklindeki soruya vicdanları rahatlatacak bir cevap verilemediği bunun yerine “Partiyi paralel yapı ele geçirmeye çalışıyor, Falanca güç odakları Parti içerisinde mevzi kazanmaya çalışıyor” gibi hiç kimsenin itibar etmediği yakıştırmaları hiçbir partili ciddiye almamaktadır.
“MHP’nin geleneklerinde Olağanüstü Kurultay yoktur” gibi ipe sapa gelmez bir açıklamanın ardına sığınanlar MHP’nin’de bir siyasi parti olduğu gerçeğini unutmuş durumdadırlar, Partinin Mahkeme koridorlarına düşmesine vesile olan Genel Merkez yöneticileri umarız yaptıkları bu hatayı akşam başlarını yastığa koyduklarında vicdanlarına daha rahat anlatabileceklerdir.
“Kurultay istiyoruz” diye imza attıkları için görevden el çektirilen partililer mutsuz, Onların yerine ataması yapılan teşkilat mensupları da en az görevden alınanlar kadar mutsuz, böyle bir mutsuzluk içerisinde bulunan teşkilatlar nasıl çalışacak, Partinin iktidara gelebilmesi için nasıl faaliyet gösterecek…hiç kimse bilmiyor.
“MHP’de artık cin şişeden çıkmıştır” Bu aşamadan sonra yukarıda da belirttiğimiz gibi Kurultay ister yapılsın ister yapılmasın gönlü kırılmış, Heyecanlarını kaybetmiş 30 yıldır 40 yıldır birlikte yol yürüyen ülkücülerin kamplaştığı bir noktada kaybolan umutlar tekrar nasıl geri kazandırılacak..?
Galiba cevap verilmesi gereken en önemli soru budur..