Hafızamız oldukça zayıflamış. Arada bir tekrar yapmakta fayda var. Çok
şey unutmuşuz çok. 

Yüzyıl sonra Balkanlarda size şimdi yaşı ellinin altında olan gençlerin, hiç 

bilmediği ve bilemeyeceği,  havsalasının alamayacağı, atalarının at koşturup 

tozu dumana kattığı şehirlerin, güzel isimlerini anımsatarak, bir kez daha 

hafızaları tazelemek istedim. Onlar belki de hiç bilmeyecekler bu coğrafyada 

güzel türküler söyleyen kızlarıyla, Dimetoka, Farecik, Megri. Zor günlere maruz 

kalan Gümülcine, yeşillikler içinde Tırnova, Deliorman, boydan boya ağaçlarla 

kaplı dümdüz ovada uzanan, Filibe.

    Dün sosyal medyada bir hanım paylaşmış, ‘Plovdiv’. Hemen yazdım, 

‘Hanımefendi Filibe dedim, bulunduğunuz yer.’ Pazarcık, Pomakların 

koşuşturduğu İhtimam, boylu boyuna uzanan Kavala, Hasan Bey’in sürekli 

serhat şehri Edirne’den istediği kurabiyeleriyle ünlü, Cumapazarı. Yaşlı 

insanların duvar diplerine çömelip oturduğu Vidin, şimdiki Bulgaristan’ın son 

şehri eski Zagra Köstence büyük limanıyla manastır Plevne, Gazi Osman 

Paşa’nın şehri. Sizler anımsamazsınız bile, nasıl anımsayasınız? Osmanlıca 

dersleri yeni girdi müfredata.

     Rusçuk Tuna nehri boyunda uzanan ve ‘Tuna nehri akmam diyor, 

Plevne’den çıkmam diyor.’ Şiirinde. Gülleriyle ünlü, gül kokulu, Karlıova. Uzak 

şehir Razgradniş, Prizren, Niğbolu, savaşıyla tarihte yer almış, Üsküp. Kendinizi 

Edirne’de sandığınız, zarif minareleriyle, içinden Vardar nehrinin hızlı hızlı akıp 

gittiği, kışında buzlu suların aktığı Kalkandelen gölü. Silistre, Yanya, Varna, 

Karadeniz kıyısında boylu boyuna kumsalları ve kıyısında sanki gökyüzüne 

uzanmış ağaçlarıyla, İsakçı, Maçin, Aydos dere boyunca uzanan dikenlik, Kayrak 

mahalle. Hersek sancağının merkezi, güzel köprüsüyle Mostar, saltanatını 

sürdüren nazik minarelerde Sancak-ı Şerif’in dalgalandığı, çok şey akamete 

uğramış. 

     Hafızamız, rüzgarın çok hızlı esmesinden olsa gerek, oldukça zayıf 

düşmüş. Hatırlatayım istedim.Tarihin akışı Trablusgarp’tan Bosna’ya birçok 

şehrin adını hafızamızdan silip atmış.  

Eğribucak, Karadağ, Usturumca, Selanik, Manastır, İzladi, Yenipazar, 

Saraybosna, Eflak, Boğdan, Ohri, Sakız, Serez, Ahiçelebi, Hasköy, Sarışaban, 

Bereketli, Tikveş yoğurduyla ünlenmiş, Timurhisar, Belgrad. İkinci baş şehrimiz 

Bursa’dan sonra Köprülü, Behişte, Selvi, Lofça, Ziştov, Yanbolu, Zagrayıcedit, 

Kırçova, Minkalye.


    Neyse, ben zayıflayan hafızalarınızı, daha yüzde birini bile sayamadığım 

şehir adlarıyla, tazelemiş olayım. Aradan yüzyıl geçmiş, tekrar etmekte fayda 

var. Çok şey unutmuşuz, anımsatayım dedim. Yarın da kısmet olursa, 

Magrib’den Maşrık’a kısa bir yolculuk yaparız, İnşallah…