Hafta içerisinde 2 günlük bir Kıbrıs seyahatimiz oldu, KKTC’nin hangi bölgesine gittiysek  gündem Terör, Havaalanlarında, Otobüs terminallerinde yada kalabalık olması gereken alanlarda vatandaşların terör dolayısı ile tedirginlikleri hemen kendisini belli ediyor.
Kıbrıs’tan dönüşümüzde Sabiha Gökçen Havaalanından Gebze’ye kadar olan kısa mesafede Güvenlik güçlerimiz tarafından alınan önlemler terörün hangi boyutlarda olduğunun da en açık delili olarak gözlerimizin önünde duruyor.
İstanbul tarafından gelip Gebze’ye gelmeden Çayırova bölgesinde E-5 Karayolunun birkaç noktasında yolların daraltılarak kontrol noktaları oluşturulması işin ciddiyetinin anlaşılması notasında son derece önemli.
Türkiye’de bu kadar önlem  alınırken Belçika’nın başkentinde meydana gelen patlama Terörün artık sadece Türkiye’nin değil artık Dünya üzerinde var olan bütün ülkelerin daha da açık bir ifade ile bütün insanlığın ortak sorunu olduğunu anlatmaya yetiyor.
Terör Örgütlerinin Belçika’da gerçekleştirdiği saldırı sonrası işin hiçte kolay olmadığını geçte olsa anlayan Avrupa ülkeleri artık “sıra ne zaman bize gelecek.?” sorusunu daha çok sorarken bununla ilgili önlemleri de daha sıkı bir şekilde almak zorunda kalıyorlar.
Terör sadece insanların hayatını karartmakla kalmıyor, o ülkedeki insanlara zara vermekle kalmıyor, Dünyanın bir ucundan başka bir ülkeye gitmek isteyen insanlarında oldukları yerde kalmalarına ve turizmin adeta yok olmasına vesile oluyor.
Dünyanın önde gelen ülkelerinin terör konusunda bu aşamadan sonra alacakları önlem son derece önemlidir, Avrupa ülkeleri sadece kendi ülkelerinin güvenliğini sağlamanın artık yetmediğini çevrelerinde yada daha uzak bölgelerde meydana gelebilecek olayları da engellemenin kendi güvenlikleri açısından çok daha önemli olmadıklarını biliyorlar.
İstanbul’da meydana gelen patlama sonrasında sadece Türk vatandaşlarının değil dünyanın pek çok ülkesinden gelen insanlarında hayatını kaybettiği göz önüne alındığında artık ülkelerin kendi güvenlikleri kadar başka ülkelerin güvenliğinin de sağlanmasının mecburiyet olduğu görülüyor.
Dünyanın geldiği noktada her gün belki milyarlarca insan bulundukları bölgeden  başka ülkelere doğru gidiyorlar, Cebine pasaportu ve gerekli parayı koymayı başarabilen bir insan bulunduğu yerden çok uzak ülkelere doğru gidiyor ve hiç beklemediği bir anda hiç bilmediği bir ülkede meydana gelen bir terör hadisesinde hayatını kaybedebiliyor.
Bu yüzden Avrupa artık kendi sınırları içerisinde güvenlik önlemi almanın yetersiz olduğunu eğer kendi vatandaşlarını rahat yaşatmak istiyorsa bunun tek çaresinin dünya üzerinde bütün terör hadiselerinin yok edilmesini eğer bu olmuyorsa en aza indirilmesinin başlı başına bir görev olduğunu hatırlaması ve uygulamaya geçmesi gerekiyor.
Yarın dünyanın hangi ülkesinin hangi yerleşim merkezinde hangi terör örgütünün eylem gerçekleştireceği belli değil, bu yüzden hiç kimse “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” şeklinde bir aymazlığa düşmeden ülke içerisinde yada dışarısında terör ile ilgili bütün önlemleri almalıdır, zira bu yapılmadığında “bana dokumaz” diye düşünülen yılan bir anda herkesin hayatını karartabiliyor.