Söyledikleriyle yaptıkları örtüşmeyen insanların durumu çok garip. Oysa yıllarca bize bunu öğretmişlerdi ya da öğretmeye çalışmışlardı.
Bize din öğrettiler. Ama ahlak hep kenarda kaldı. Ahlaksız din kabuksuz yumurta gibi zayıf kaldı. Bize doğru olduğunu söyledikleri şeyleri kendileri derinlemesine yanlış yaptılar. Gizlice içki içtiler, kadınlarla eğlendiler, çaldılar, zulüm yaptılar.
Dini kendilerine göre uydurdular. Çok dindar göründüler. Ama bu kisvenin altında her türlü yapılmaması gereken şeyi yaptılar.
Saf temiz Anadolu insanı onlara güvendi inandı, Müslüman halk verebileceği her şeyini verdi. Onlar utanmadan yüzük, bilezik, küpe edebiyatıyla bu fakir insanların üç beş kuruşunu utanmadan arlanmadan topladı. Ve gereksiz işlere harcadılar. Kimse onları sorgulayamadı. Sayıştay denetçileri yoktu bu dini çıkarlarına alet eden sahtekârların. Kimse kâfir olmamak adına konuşamadı eleştiremedi. Hocam yanlış yapmaz, şeyhim hata yapmaz, namaz kılan oruç tutan hata yapmaz diye savunma psikolojisi oluştu. Arada kusurlar ortaya çıkınca montaj yapıldı iddiaları öne sürüldü. Ama kimse bu ikiyüzlülüklerin farkına bile varamadı.
Dine karşı olan samimiyetlerinden hassasiyetlerinden masum Anadolu halkı toz kondurmadılar bu sahtekâr insanlara. Çünkü onlara göre Müslüman yalan söylemez, aldatmaz, yanıltmaz, hata yapmazdı.
En dindarına varıncaya kadar ya da en dindar gözükenine varıncaya kadar isabet etti bu çirkin yozlaşma.
Beş vakit namazını hiç aksatmadığı halde birçok işe fesat karıştıran yöneticiler oluştu. İhalelere fesat karıştıranlar meydana geldi çoğaldı. Paranın o dayanılmaz cazibesi, lüks arabalar, yarı çıplak kadınlar, villalar, şehvet aldı başını yürüdü.
Hep masum Anadolu Müslümanının verirken hiç sorgulamamasından. Karşısında Allah rızası diyen insanları görünce gözünü kırpmadan her şeyinden vazgeçmesinden kaynaklandı bu işler.
Ramazan da aç kalan, oruç tutan, ama onun bunun hak ve hukukunu zedeleyen onların hakkına düşenleri zimmetine geçiren insanlar türedi.
Her sene ramazan umresini Kâbe’de geçirme hassasiyeti dindarlığı yarışına girdiği halde yanında çalıştırdığı personelinin hakkını vermeyen Müslümanlar oluştu.
Kendi çocuğu yurtdışında kolejlerde okuyorken onu ayakta tutanların çocukları mahalle mektebine gitmekte zorlandılar.
Bunlar Müslümanlık yarışını ellerinden bırakmadı, ellerinde tuttular.
Zavallı, saf, temiz, inançlı, Allah rızası için diyene hayatını adamaya hazır Müslümanlar bunlara inandı. Onlar ne istedilerse ne dedilerse ne söyledilerse hiç düşünmeden sorgulamadan yaptılar.
Kendi çocuğu yurtdışında kolejlerde okuyorken onu ayakta tutanların çocukları mahalle mektebine gitmekte zorlandılar.
Bunlar Müslümanlık yarışını ellerinden bırakmadı, ellerinde tuttular.
Zavallı, saf, temiz, inançlı, Allah rızası için diyene hayatını adamaya hazır Müslümanlar bunlara inandı. Onlar ne istedilerse ne dedilerse ne söyledilerse hiç düşünmeden sorgulamadan yaptılar.
Uydurulmuş bir din olgusu çıktı ortaya. Hem beş vakit namaz kılan hem her türlü hırsızlığı, soygunu, gaspı, zulmü yapan yönetici tipi çıktı ortaya. Kimse sesini çıkaramaz oldu.
Adet leşmiş, kültürleşmiş dinin dindarları oldular bunlar. Halk sustu. Ben ayetlere hadislere girmeyeceğim neticede din adamı değilim ama bu din adamlarını, müftüleri, hocaları, yöneticileri, şeyhleri, sahte din âlimlerini
Ve yutturmaya çalıştıkları uydurulmuş şeyleri yani dindar gözüküp her türlü gayrimeşru işe bulaşmaları neticesinde artık inandırıcı bulmadığımı daha çok kez anlatacağım. Çünkü işin gidişatı İslam’ı sulandırmaya, dini laçkalaştırmaya, inandırıcılığını bitirmeye yönelik.
Bir yığın tarikat lideri mantar gibi büyümeye başladı bir yığın sahtekâr hızla cemiyetler oluşturuyor. Yarın zamanı geldiğinde bu sahtekârların yaptıkları çirkin, iğrenç, tecavüzler, dolandırıcılıklar, sahtekârlıklar ortaya bir bir serilip işte sizin din adamlarınız, şeyhleriniz, hocalarınız önden gidenleriniz diyecekler dış mihraklar.
Bir yığın tarikat lideri mantar gibi büyümeye başladı bir yığın sahtekâr hızla cemiyetler oluşturuyor. Yarın zamanı geldiğinde bu sahtekârların yaptıkları çirkin, iğrenç, tecavüzler, dolandırıcılıklar, sahtekârlıklar ortaya bir bir serilip işte sizin din adamlarınız, şeyhleriniz, hocalarınız önden gidenleriniz diyecekler dış mihraklar.
Sureti haktan görünüp her türlü münafıklığı yapan arkadaşlar oluştu.
Darısı başımıza.
Benden söylemesi.