AK Partinin yarın yapılacak olağanüstü Kurultayı öncesi “Yeni Genel başkan ve yeni Başbakan olacak isim kim olacak.?” sorusu AK Parti sözcüsü Ömer Çelik’in büyük bir partili kalabalığının önünde “Binali Yıldırım” şeklinde cevap bulmuş oldu.

1994 yılında şu an Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığı döneminde başlayan dostluk aradan geçen 16 yıl sonra Binali Yıldırım’ı Ulaştırma Bakanlığından Başbakanlık koltuğuna taşımış oldu.

03 Kasım 2002 yılında iktidara gelen AK Parti’nin lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın yanından bir an bile ayrılmayan Binali Yıldırım’ın Başbakan olmasının sebebi bir noktada bu yakınlık olarak görülebilir ancak Yıldırım’ın İstanbul Büyükşehir belediyesinde göreve başladığı andan itibaren bugüne kadar yaptığı çalışmalar kendisinin zaten bu noktalara gelmesi için yeterli sebep olsa gerek.

AK Partinin iktidara geldiği günden itibaren kabinede var olan Bakanlar kurulu listesi içerisinde görev alan, aldıktan sonra da zaman içerisinde kah başarısızlığı, kah topluma ters gelen çalışmaları, kah kabinedeki uyumsuzluğu dolayısı ile dışarıda kalan siyasetçilere bakıldığında Binali Yıldırım farkı daha bir ön plana çıkmış oluyor.

Şu sıra siyaset ile iyiden iyiye içli dışlı olan vatandaşlarımızdan bir kısmına “03 Kasım 2002 tarihinden bu güne Milli Eğitim bakanlığı yada içişleri bakanlığı yapmış bir isim söyleyin” deseniz muhataplarınızın kafası karışacaktır ancak ayni kitleye “Ulaştırma Bakanını tanıyormusunuz.?” diye bir soru yönelttiğinizde cevap hiç tartışmasız “Binali Yıldırım” olacaktır.

Siyasette bazı görevlerin o görevi yapacak devlet adamları ile bütünleşmesi çok ender görülen bir durumdur, Türkiye’de pek çok isim bakanlık yaptı ancak Ulaştırma Bakanlığı ile Binali Yıldırım isminin bu kadar örtüştüğü ne başka bir dönem nede başka bir kabine hatırlamıyoruz.

Dikkat edilirse sonuna Denizcilik ve Haberleşmenin de eklendiği Ulaştırma Bakanlığı her vatandaşımızın birebir muhatap olmak durumunda olduğu bir kurumdur, yolculuk yaptığımız uçaktan, Kullandığımız Cep telefonu alt yapısına, Artık hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen İnternetten hızlı trene kadar “vazgeçilmezlerimiz olan” bu ihtiyaçlar tamamen Ulaştırma Bakanlığı tarafından bizlere sunuluyor.

Binali Yıldırım’ı bu kadar ön planda tutan, geniş kitlelerin sevmesine vesile olan sempatik tavrı hiç kimseye tepeden bakmayan kişiliği de kendisini Başbakanlık koltuğuna taşıyan etkenlerin başında geliyor.

Hangi siyasi parti olursa olsun Genel başkan değişikliği o partilerde yeni bir heyecana vesile olur, kitleler yeni Genel başkanın partiye nasıl bir heyecan katacağına kilitlenir, Kamuoyu yeni Başbakana 100 gün-500 gün gibi süre ile kredi açar.

Binali Yıldırım şu aşamada AK Parti Genel başkanlığı için “biçilmiş kaftandır” hemen her parti ile olan iyi diyalogları, Bakanlık yaptığı dönem içerisinde yaptığı iyi çalışmalar AK Partinin yeni bir nefes almasına ve sıkıştığı alandan dışarı çıkmasına da vesile olabilir.

Bu aşamadan sonra başta CHP ve MHP olmak üzere diğer siyasi partiler durumlarını yeniden gözden geçirmeye ve AK Partide meydana gelen Başkanlık değişikliğinin yaydığı enerjiyi kendi partilerine de çevirmenin yollarını aramalıdırlar.

Devleti ve Devlet geleneğini çok iyi bilen Binali Yıldırım’ın siyaseten atacağı adımların Türk milletine de olumlu dönüşü olacaktır, burada mesele AK Partinin Genel başkanlığından çok Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanlığıdır ve Başbakanın atacağı adımlarda herkes için büyük önem taşımaktadır.

Muhalefet partileri kendi içlerinde yeniden bir yapılanmaya gitmedikleri takdirde AK Partinin Binali Yıldırım vasıtası ile alacağı mesafenin çok uzağında kalacakları gerçeği de hiç kimse tarafından yabana atılmamalıdır, Muhalefet Partileri “bizim için Türkiye’de değil Parti içerisindeki iktidar önemlidir” anlayışından vazgeçmedikleri takdirde göreceksiniz AK Parti Binali Yıldırım ile toplumda kaybettiği krediyi en üst düzeyde tekrar toparlayacaktır.

Demedi demeyin!!!!!!