Fatih sultan Mehmet Hanın Osmanlı döneminde kardeş katli için fetva verdirdiği bilgileri tamamen yanlıştır. Taraflı ve kasıtlıdır.

Taraflı, yanlı bozguncu, iftiracı beyanlar ve uydurma tarih notları Osmanlıyı kötü, çirkin, vahşi göstermek isteğinden başka bir şey değildir. İnsanların atalarını aşağılaması küçültmeye çalışması son derece kötü  bir durumdur. Her şeyi olduğu gibi kabul etmek gerekir. Atalarını aşağılamaya çalışmak hiçbir zaman ilericiliğin ön şartı olamaz.

Muineddin Süleyman 1262-1277 yılları arasında on beş yıl yönetimde kalmış Selçuklu devlet adamlarındandır.

Bir Gürcü müellif eserinde Pervane (Pharvanayı) Anadolu sultanı göstermiş böylece Muineddinin adı da pervane olarak anılmaya başlanmıştır.

Muineddin Süleyman mutlak hakimiyetini korumak için kendi önünde engel gördüğü kişileri tasfiye edebilmek nedeniyle bir formül bulmuştur. Acar ve Samagay Noyanlardan kurtulması lazımdır.

Bunun için Osmanlıda Fatih döneminde değil aksine Selçuklu döneminde ve 1270 li yıllarda Katli vacip fetvası verilmiştir.

‘’Padişahlıkta akrabalığa bakılmaz. İcabında oğul babaya, ve kardeş kardeşe kıyar.’’

Bunun üzerine Abaga Han hemen Acay ve Samagar Noyanları çekmeğe mecbur kalmıştır.

Kösedağ mağlubiyetiyle Moğollarla sulh yapan Muineddin Pervanedir.

Mevlana ve Sadrettin Konevi Pervanenin yakın dostlarındandır.

Pervane zamanında asayiş o kadar ileriydi ki; kurt ile kuzunun birlikte su içip dolaştığı hükmü kaydedilmiştir.

Kılıç Arslan’ın genç yaşta kiriş yayıyla boğdurulması hazin ölümü Pervaneye de İci (ağabey)ne yapıyorsun sen sarhoş musun? Dediği vakidir.

Kılıç Arslan’ın içkiden öldüğü ilan edilmişti. Kılıç Arslan içki ve eğlenceye düşkündü.

Pervane görevdeyken Sinop’u beş yıl Rumların elinde kaldıktan sonra geri aldı. Kiliseleri de camiye çevirdi.

Ermeniler Moğollara yaslanarak çeşitli taşkınlıklar yapıyordu. Kilikya Ermenileri Moğolların himayesi altında bulunuyordu. Türkiye Suriye kervan yolu Ermenilerin tecavüzüne uğruyordu.

Muineddin pervane Ermeni kral Hetum la dostluk arkadaşlık kurdu.

Tekirdağ ziyaretimde köfte yediğimiz işletmede tartıştığımız konunun havada kalmaması için Sevgili dostumuz Necip bunları belgelemek lazım dedi.

Sonuç itibarıyla Selçuklu döneminin tartışılmaz araştırmacısı Osman Turan hocamın söyledikleri de bu yönde.

Tekirdağ gezisini de yarın anlatayım.